Thrown out türkçesi Thrown out nedir

Thrown out ile ilgili cümleler

English: As a result of the collision, one of the passengers was thrown out.
Turkish: Çarpışma sonucunda yolculardan birisi fırladı.

English: Ali got thrown out of the bar.
Turkish: Ali bardan atıldı.

English: Be quiet. If you aren't quiet, you'll be thrown out.
Turkish: Sessiz olun. Sessiz olmazsanız, dışarı atılırsınız.

English: Shut up or you'll be thrown out.
Turkish: Çeneni kapat yoksa dışarı atılacaksın.

English: He got thrown out of the house.
Turkish: O, evden dışarı atıldı.

Thrown out ingilizcede ne demek, Thrown out nerede nasıl kullanılır?

Thrown : Atılan. Bükülmüş. Bükülmüş (ipek). Atılmış. Fırlatılmış.

Out : Dışarı atmak. Kovmak. Bayılmak. Nakavt etmek. Dışarıda. Yanmak. Dışarı. Kendini belli etmek. Çıkarmak. Meydana çıkmak.

Was thrown out : Tekme vuruldu. İtildi. Sürgün edildi. Atıldı. Kovuldu. Sürüldü.

Thrown a fit : Kriz geçirmek.

Thrown away : Çöpe atılmış. Kaçırmak.

Thrown in : Birbirine geçirmek (dişli vb.). Dahil etmek. Cabası olarak vermek. Eklemek.

İngilizce Thrown out Türkçe anlamı, Thrown out eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Thrown out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apprizes : Fiyat saptamak. Haberdar etmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Bildirmek. Haber vermek. Değerini yükseltmek. Değer biçmek. Bilgi vermek. Değer vermek.

Expel : Sürgün etmek. Sürmek. Defetmek. Azletmek. Kovmak. Okuldan atmak. Atmak. Uzaklaştırmak.

Assert : Olduğunu göstermek. Sözlerle savunmak. Belirtmek. İddia etmek. Savlamak. Üzerine basarak belirtmek. Açıklamak. Öne sürmek. Savunmak.

Aired : Ortaya dökmek. Güneşe sermek. Havalandırılmış. Açılmak. Kurutmak. Havadar. Havalandırmak.

Bestrewed : Kaplamak. Yayarak kaplamak. Dağıtmak.

Deploy : Açmak. Mevzilenmek. Plana göre yerleştirmek. (birşeyi) etkin kullanmak. Görevlendirmek. Konuşlandırmak. Dağıtmak. Konuşlanmak. Uygulamak. Yerleştirmek (ordu vb).

Broadcasted : Yayını yapılan. Yayınlanan. Duyurmak. Yayın yapmak (radyo ve televizyon terimi). Yayımlamak. Ekmek (tohum).

Apply : Etkili olmak. Koymak. Uygulamak. Özen göstermek. Yaklaştırmak. Müracaatta bulunmak. Gitmek (birine). Kullanmak. Uygun olmak.

Bruit about : Yaymak (söylenti).

Advance : Daha önceki bir tarihe almak. Geliştirmek. İlerlemek. Öne sürmek. Avans. Öndelik. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. İleri almak. Öne almak (tarih terimi).

Thrown out synonyms : abstract, blanks, argues, alleging, bestrew, argue, conveyed, fling away, bares, bring out, broadcast, besprinkled, bring about, brought out, ejaculate, articulate, circulated, articulates, ejaculates, apprising, broach, air, cast offs, besprinkle, oust, expel from, delate, chuck, apprized, blankest, expelled, asserting, blanker.