Thrum türkçesi Thrum nedir
- Parmaklarıyla trampet çalmak.
- Saçak.
- İplik saçağı.
- Tıngırdatmak.
- Püskül.
- İplik döküntüsü.
- Saçak yapmak.
- Patırdatmak.
- Saçak takmak.
- Acemice çalmak.
Thrum ingilizcede ne demek, Thrum nerede nasıl kullanılır?
Thrummed : Saçak. Saçak yapmak. Tıngırdatmak. İplik döküntüsü. Saçak takmak. Püskül. İplik saçağı. Acemice çalmak. Parmaklarıyla trampet çalmak. Patırdatmak.
Thrumming : Saçak yapmak. Püskül. Saçak. İplik döküntüsü. İplik saçağı. Tıngırdatmak. Patırdatmak. Acemice çalmak. Parmaklarıyla trampet çalmak. Saçak takmak.
Thrummy : Kaba tüylü. Püsküllü. Saçaklı.
Thrums : İplik döküntüsü. Saçak takmak. Patırdatmak. Saçak yapmak. İplik saçağı. Parmaklarıyla trampet çalmak. Tıngırdatmak. Püskül. Acemice çalmak. Saçak.
Cleithrum : Solungaç boşluğunun arka kenarında yer alan ve deri orijinli olan, pektoral kemerin yay biçimindeki bir kemiği. Kleitrum.
Set thru : Sapın gövdenin içine bir miktar girdikten sonra yapıştırılmasına dayalı geçme yöntemi ve bu yolla üretilmiş gitar. Girinti (sap).
Thru : Yüzünden. Dayanmak. Direkt. Arasından. Bir uçtan bir uca. İçinden. Sayesinde. Bir taraftan diğer tarafa. Atlatmak. Tamamen.
Thru and thru : Su katılmadık. Tamamen. Bütün bütün.
Thruput : Maksimum çıktı. Verim. Üretim. Alınan en iyi verim. Ürün. Çıktı.
Neck thru : (gitarda) yekpare. Sapın gövde boyunca uzanmasına dayalı geçme yöntemi ve bu yolla üretilmiş gitar. Girgin (sap).
İngilizce Thrum Türkçe anlamı, Thrum eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Thrum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Strumming : Tıngırdatma. Kötü çalmak.
Drip moulding : Damlalık. Damlalık kanalı.
Fimbria : Fibril. Saçak, püskül, uç. belli bakterilerde bulunan küçük iplik tarzında sitoplazmik ekletilerden biri, pilus. bakteri yüzeyinin antijenik özellikleriyle ve bakteri kolonizasyonuyla ilişkilidir. Püskül (botanik, zooloji). Fimbriya.
Lacinia : Dilin bir bölümü. Lakini. Lasinya.
Jingle : Şıkırdatmak. Çalmak. Şıngırtı. Şıngırdamak. Şıngırdatmak. Şıkırdamak. Çıngırdatmak. Çınlamak. Şakırdatmak.
Strums : Kötü çalmak. Çalmak. Telli çalgıyı tıngırdatmak. Kulak tırmalayan ses. Zımbırdatmak. Tıngırtı. (kadın) mastürbasyon. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
Strum : (kadın) mastürbasyon. Zımbırdatmak. Kötü çalmak. Tıngırtı. Kulak tırmalayan ses. Telli çalgıyı tıngırdatmak. Çalmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
Cornice : Uçurumun kenarındaki sert kar kütlesi. Pervaz. Korniş. Perva. Geniş silme. Saçak silmesi.
Thrum synonyms : thrumming, make tinkle, comas, hum, jingled, fringing, furbelow, tags, rattle, coma, falbala, canopy, knocked out, canopies, knocking out, fimbriation, ting, thrummed, beard, strummed, falbelo, canopying, fringe, eave, tassel, thrums, tassels, sound, cornices, tag, grand drapery, bearding, knock out.
Thrum ingilizce tanımı, definition of Thrum
Thrum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To play, as a stringed instrument, in a rude or monotonous manner. To strum. One of the ends of weaver`s threads. Hence, any soft, short threads or tufts resembling these. To play rudely or monotonously on a stringed instrument with the fingers. To fringe. To furnish with thrums. To insert tufts in.

Bu kısımda Thrum kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Thrum ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Thrum anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Thrum ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.