Strumming türkçesi Strumming nedir
- Kötü çalmak.
- Tıngırdatma.
- Acemice çalmak.
- Tıngırdatmak.
Strumming ile ilgili cümleler
English: Ali sat under a tree, strumming his ukulele.
Turkish: Ali gitar tıngırdatırken bir ağacın altında oturdu.
Strumming ingilizcede ne demek, Strumming nerede nasıl kullanılır?
Strummed : Zımbırdatmak. Kulak tırmalayan ses. Çalmak. Tıngırtı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Acemice çalmak. Telli çalgıyı tıngırdatmak. (kadın) mastürbasyon. Tıngırdatmak. Kötü çalmak.
Strum : Kötü çalmak. Çalmak. Tıngırtı. Telli çalgıyı tıngırdatmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Acemice çalmak. Kulak tırmalayan ses. (kadın) mastürbasyon. Zımbırdatmak. Tıngırdatmak.
Struma : Guşa. Sıraca. Guatr. Guatr. yastık biçiminde şişlik. Cedre. Struma.
Struma lymohamatosis : Struma lenfamatozis. Hashimoto hastalığı.
Strumectomy : Tiroidektomi. Tiroit bezini çıkarma ameliyatı, tiroidektomi. Strumektomi.
Absolute instrument : Mutlak olcu aleti. Mutlak ölçü aleti.
Strumose : Yastıksı. Sıraca türünden. Guatr türünden.
Strumpet : Fahişe. Kaşar. Orospu. Hafifmeşrep kadın. Sürtük.
Strumous : Yastıksı. Sıraca türünden. Strumöz. Guatr türünden.
Accuracy of a measuring instrument : Ölçme aletinin doğruluğu. Ölçme aygıtının doğruluğu. Ölçüm cihazının doğruluğu.
İngilizce Strumming Türkçe anlamı, Strumming eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Strumming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Plonked : Küt diye. Ucuz şarap. Kalitesiz şarap. Gümlemek. Tam yerine. Bam diye. Çarpmak. Düşmek. Patlamak.
Plonks : Tam yerine. Bam diye. Patlamak. Düşmek. Gümlemek. Küt diye. Çarpmak. Vurmak. Kalitesiz şarap.
Knocked out : Sarhoş. Şuursuz. Yenmek. Yorulmuş. Vurup çıkartmak. Çarpmak. Kafasını toplayamaz halde. Yormak. Kendinde değil. Öldürmek.
Ting : Çınlama. Çınlamak. Çan sesi. Tıngırdamak. Çınlatmak. Çınlama sesi.
Thrum : Parmaklarıyla trampet çalmak. Saçak. İplik döküntüsü. Patırdatmak. Saçak takmak. Püskül. İplik saçağı. Saçak yapmak.
Jingled : Şıkırdamak. Şakırdamak. Şakırdatmak. Çalmak. Çınlamak. Çıngırdatmak. Şıngırdamak. Şıkırdatmak. Şıngırdatmak.
Thrummed : İplik döküntüsü. İplik saçağı. Saçak. Patırdatmak. Parmaklarıyla trampet çalmak. Saçak takmak. Saçak yapmak. Püskül.
Thrumming : İplik döküntüsü. Saçak takmak. Parmaklarıyla trampet çalmak. İplik saçağı. Saçak. Püskül. Patırdatmak. Saçak yapmak.
Strums : Çalmak. Telli çalgıyı tıngırdatmak. Zımbırdatmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kulak tırmalayan ses. (kadın) mastürbasyon. Tıngırtı.
Rattle : Çok konuşmak. Tıngırdamak. Şıngırdatmak. Dırdır etmek. Çıngırak. Takırdamak. Tangırdatmak. Bozmak (birini). Hırıltı yapmak. Bebek çıngırağı.
Strumming synonyms : plonking, decoration, thrums, knocking out, make tinkle, knock out, strummed, jingle, strum.
Strumming zıt anlamlı kelimeler, Strumming kelime anlamı
Processed : İşleme tabi tutulan. İşlenen. Yönlendirmek. Alaya katılmak (geçit). İşlem görmüş. İşlenmiş. İşlendi.

Bu kısımda Strumming kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Strumming ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Strumming anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Strumming ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.