Thru türkçesi Thru nedir

Thru ile ilgili cümleler

English: He thrust me aside.
Turkish: Beni bir kenara itti.

English: Don't thrust your knife into the cheese.
Turkish: Peynirin içine bıçak saplamayın.

English: Thrust is how much push a rocket can give.
Turkish: İtme bir roketin ne kadar itme verebileceğidir.

English: He thrust the money into his pocket.
Turkish: Parayı cebine soktu.

English: He thrust the door open and marched in.
Turkish: Kapıyı iterek açtı ve içeri yürüdü.

Thru ingilizcede ne demek, Thru nerede nasıl kullanılır?

Thru and thru : Bütün bütün. Su katılmadık. Tamamen.

I am thru with : Aramızda herşey bitti.

I am thru with it : Bıktım. Sıkıldım.

Drive thru : Arabayla girilip arabadan inmeye gerek kalmadan hizmet alınabilen işletme. Müşterilerine arabalarında servis yapılan işletme. Böyle bir işletmede alışverişin yapıldığı pencere.

Neck thru : (gitarda) yekpare. Girgin (sap). Sapın gövde boyunca uzanmasına dayalı geçme yöntemi ve bu yolla üretilmiş gitar.

Thrums : Saçak takmak. Saçak. Parmaklarıyla trampet çalmak. İplik döküntüsü. Patırdatmak. Saçak yapmak. İplik saçağı. Acemice çalmak. Tıngırdatmak. Püskül.

 

Thruput : Ürün. Üretim. Alınan en iyi verim. Maksimum çıktı. Verim. Çıktı.

Thrummy : Saçaklı. Kaba tüylü. Püsküllü.

Thrumming : Saçak yapmak. İplik döküntüsü. Parmaklarıyla trampet çalmak. Acemice çalmak. Tıngırdatmak. Saçak takmak. Patırdatmak. Püskül. İplik saçağı. Saçak.

String thru : Tellerin gövde içinden geçerek uçlarının gövdenin arkasında kaldığı gitar türü. Tel yuvalı.

İngilizce Thru Türkçe anlamı, Thru eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thru ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diametrically : Tümüyle. Çap boyunca. Çapla ilgili olarak. Zıt olarak.

On account of : Namına. Ötürü. Nedeniyle. Bakımından. Dolayı. Sebebiyle. Uğruna. -den dolayı.

In depth : Tam olarak. Detaylı olarak. İnceden inceye. Yapılmış. Derinliğine. En ince detayına kadar. Derinlemesine araştırılmış. Derinlemesine. Bütünüyle.

Be predicated on : Dayalı olmak. -in üzerine kurulmuş olmak.

Directly : Derhal. Direkt olarak. Doğrudan doğruya. Hemen. Doğrudan. Düpedüz. Açıkça. Yapar yapmaz. Dosdoğru.

Abrook : Katlanmak. Çekmek.

Thanks to : -in sayesinde. Dolayı. Nedeniyle. Bu sayede. -in yüzünden.

Directs : Direktif vermek. Yol göstermek. Doğrultmak. Atfetmek. Yolu tarif etmek. Yönetmenlik yapmak. Yöneltmek. Komuta etmek. İdare etmek.

Circumvented : Bozmak. Tekerine çomak sokmak. Engellemek. Kurtulmak. Savmak. Açığını yakalamak. Önlemek. Yenmek. Üstün gelmek.

Hum : Vınlamak. (şarkı) mırıldanmak. Vızıldamak. Mırıldanmak. Hımlama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vızır vızır çalışmak. Vınlama. Vızıldama. Harıl harıl çalışmak.

 

Thru synonyms : base upon, until, coming through, decidedly, bypassing, for want of, straighter, be in progress, as far as, made, bear, through, by means of, from inside, straightest, be among the living, owing to, throughout, arrive, by virtue of, bodily, bye pass, but for, because of that, be tolerant of, down to the ground, from over, wherefrom, bedaub, within, substantive, nonstop, through the agency of.

Thru zıt anlamlı kelimeler, Thru kelime anlamı

Impious : Saygısız. Dinsiz. Allah'sız. Dine saygısız. Allah'a karşı saygısız. Kafir.

Thru ingilizce tanımı, definition of Thru

Thru kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Through.