Timbrels türkçesi Timbrels nedir

  • Zilli tef.
  • Zilli def.

Timbrels ingilizcede ne demek, Timbrels nerede nasıl kullanılır?

Timbrel : Zilli def. Zilli tef.

Timbre of sound : Sesin tınısı.

Timbre : Bir sesin, kendisini oluşturan çalgıdan ya da araçtan aldığı ve öbürlerinden ayırt ettiren özellik. Müzikal tını. Ses rengi. İnsan sesini belirginleştiren nitelik. yüksekliği, yeğinliği aynı olan sesleri birbirinden ayıran nitelik. Ses tınısı. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tını. Özel ses tonu. Ses tonu. Tınnet.

Timbres : Ses tınısı. Ses rengi. Tını. Müzikal tını. Tınnet. Özel ses tonu.

Timbal : Dümbelek.

Timber : Tını. Payanda vurmak. Madde. Ağaç direk. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik. Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar. Ağaç. Kalas. Gemi kaburgası. Malzeme.

Timber line : Ağaç yetişmeyen bölge sınırı (kutup). Yeryüzünde, doğal koşulların orman yetişmesine elverişli olduğu bölgelerde ağacın, bulunulan enlem ve bakıya bağlı olarak, ulaşabileceği yüksekliğin üst sınırı. Ağaç sınırı. Ağaç yetişmeyen yükseklik sınırı. Orman sınırı. Ağacın uzama limiti. Dağlarda ormanın bittiği yer.

Timber framed : Ahşap çerçeveli. Ağaç tezgah.

 

Timbales : Börek. Son derece lezzetli yemek türü.

Timber forest : Kerestelik orman.

İngilizce Timbrels Türkçe anlamı, Timbrels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Timbrels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Timber : Kalıp (tip). Madde. Tını. Ağaç. Kalas. Kerestelik ağaç. Biçilmiş ağaç. Malzeme. Ağaç direk. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik.

Tone : Sağlıklı hal. Renklendirme. Donuklaştırmak. Tonunu ayarlamak. Sesin yeğinliği, yüksekliği ve anlatım nitelikleri. Sesin değişik düzeylerdeki frekanslarının işitsel algısı. Tını. Vücudu güçlendirmek. Tek renkli pozitif görüntüde kimyasal işlemlerle değişik renkli sonuçlar elde etme. (renklendirmede görüntünün saydamsız bölümleri renkli olduğu halde, saydam bölümleri değişmez). boyamanın karşıtı. Ses tonu.

Tabor : İowa eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Dümbelek. Dümbelek çalmak. Darbuka.

Dumpcart : Kum v.b.'ni taşıyıp boşaltmaya mahsus araba. Yükünün boşaltılması için yana devrilebilen araba. Devirmeli araba.

Tabors : Darbuka. Dümbelek. İowa eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Dümbelek çalmak.

Color : Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Renk katmak. Renk vermek. Çarpıtmak. Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge. Üçlü benek. Renk değiştirmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boyamak. Renklendirmek.

 

Quality : Özdek ya da olayların özünü, durumunu ve başkalarından ayrımını belirleyen özelliklerin tümü. Vasıf. Nitellik. Yetenek. Cins. Kalite. Bünye. Çeşit. Ses rengi. Sıfat.

Ringing : Çalma. Çınlayan. Geçici salınım. Çalma (zil vb). Çan sesi. (telefon) arama. Tanin. Çınlama. Çalınma. Arama (telefon).

Harmonic : Harmonik. Armonik. Katsıklık bileşeni. Harmonik ses. Ahenkli. Katsıklık. Uyumcul. Uyumlu.

Stridency : Tiz seslilik.

Timbrels synonyms : stridence, sound property, reverberance, sonorousness, tumbril, plangency, shrillness, tambourines, colouration, tambourine, vibrancy, timbrel, sonority, coloration, nasality, resonance, register, colour.