Time zones türkçesi Time zones nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Zaman zonu.
  • Baş öğlenin 7° 30' doğusu ve 7° 30' batısından kalan 15°lik dilimden başlamak üzere, öğlen çemberleri boyunca yanyana dizilen on beşer derecelik 24 dilime verilen ad.
  • Saat dilimleri.
  • Zaman dilimi.
  • Yerel zamanda bir saatlik aralığı belirleyen boylam tarafından belirlenen dünya'nın yirmidört farklı bölgesinden biri.

Time zones ile ilgili cümleler

English: We talked about time zones.
Turkish: Biz zaman dilimleri hakkında konuştuk.

Time zones ingilizcede ne demek, Time zones nerede nasıl kullanılır?

Time : Tempo tutmak. Yerbilim zamanı. Kez. Temposunu belirlemek. Süre. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Kurmak. Defa. Önel. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi.

Zones : Bölge. Alanlar. Kuşak. Bölgeler. Mıntıka.

Time after time : Birbiri ardınca. Sık sık. Kırk kez. Birçok kere. Tekrar tekrar. Art arda. Çoğu kez. Defalarca.

Time aggregation : Zaman toplulaştırması.

Time and a half : Bir buçuk katı.

Time and again : Defalarca. Tekrar tekrar. Birbiri ardınca. Birçok kere. Çoğu kez. Defaatle. Art arda. Kaç kez.

İngilizce Time zones Türkçe anlamı, Time zones eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Time zones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Lapse of time : Zamanaşımı. Sürenin geçmesi. Hak düşürücü süre. Müruru zaman. Hak düşüm süresi. Süre. Müddetin hitamı. Zaman aşımı.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Hr : Saat. İk. 60 dakikalık zaman dilimi. Hour (saat). İnsan kaynakları. Sa. S.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Uçuş rotası. Havayolu.

 

Time frame : Spesifik bir olayla alakalı zaman periyodu. Zaman çerçevesi.

Time zones synonyms : altimetric profile, abrasion platform, time slicing, adventife cone, afforestation, time zone, time slice, episode, aluvial coast, agrarian geography, timeframe, time slot, alluvial deposit, agricultural specialisation, agricultural production.