Zones türkçesi Zones nedir
Zones ile ilgili cümleler
English: We talked about time zones.
Turkish: Biz zaman dilimleri hakkında konuştuk.
Zones ingilizcede ne demek, Zones nerede nasıl kullanılır?
Climatic zones : Yeryüzünün, başta sıcaklık ve yağış gibi etkenler olmak üzere, iklimi oluşturan öğeler bakımından benzerlik gösteren kesimlere bölünmesi. İklim bölgeleri. Dünyanın onun iklim koşullarına göre sınıflandırılmış bölgesi. İklim kuşağı. İklim kuşakları.
Expropriation by zones : Tikel kamulaştırma. Bir bireyin iyesi olduğu taşınmazın, tümü yerine, yalnız kamulaştırmayı yapan kamu kuruluşunun gereksinme duyduğu bölümünün kamu iyeliğine alınması bk. artıkalım.
Temperature zones : Isı bölgeleri.
Time zones : Zaman dilimi. Baş öğlenin 7° 30' doğusu ve 7° 30' batısından kalan 15°lik dilimden başlamak üzere, öğlen çemberleri boyunca yanyana dizilen on beşer derecelik 24 dilime verilen ad. Saat dilimleri. Yerel zamanda bir saatlik aralığı belirleyen boylam tarafından belirlenen dünya'nın yirmidört farklı bölgesinden biri. Zaman zonu.
Weld zones : Kaynak bölgesi. Kaynak zonu.
Rezones : Bölgeyi farklı bir kullanım için tahsis etmek. Bir bölgenin veya bölgedeki binaların kullanım amacını değiştirmek. Bölgenin (dolayısıyla içindeki binaların) imar durumunu değiştirmek.
Canzones : (müzik) 16'ncı yüzyılın başlarından 18'inci yüzyıla kadar olan dönemde kullanılan aşk şiirine benzeyen şarkı türü (ayrıca canzona).
Ozones : Ozon.
Evzones : Yunan ordusunda piyade askeri. Yaya er. Yunan ordusunda piyade.
Zone bit : Bitler kümesi.
İngilizce Zones Türkçe anlamı, Zones eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Zones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Climates : İklim. Şartlar. Hava. Çevre.
Cinctured : Dolamak. Çevrelemek. Kemer. Pervaz. Sarmak. Kuşatmak.
Circumscriptions : Etrafını çizme. Çevreleme. Çevreleyen yazı (para, mühür). Sınırlama. Tahdit. Kuşatma. Daire içine alma. Sınır.
Demesnes : Devlet veya hükümdara ait topraklar. Emlak. Etki alanı. Malikane. Serf veya özgür çiftçiye ait olmayan lord toprağı. Miri arazi. Mülk.
Circumscription : Sınır. Tahdit. Kuşatma. Etrafını çizme. Çevreleme. Daire içine alma. Çevresine çizgi çizme. Çevreleyen yazı (para, mühür).
Binders : Bağlayıcılar. Geçici anlaşma. Kap. Bağ. Biçerbağlar. Ciltçi. Bağlayıcı madde. Ciltler. Cilt.
Terrains : Arsa. Topoloji. Arazi. Yer ey. Yeryüzü parçası. Yer. Yerey.
Territories : Toprak. Ülke. Arazi. Yarı saha.
Cincture : Kemer. Sarmak. Çevrelemek. Dolamak. Kuşak dolamak. Pervaz. Kuşatmak.
Areas : Alan. Bodrum girişi. Harekat bölgesi. Yüzölçümü.
Zones synonyms : daniel jones, mother jones, mary harris jones, sites, regions, districted, band, abdominal belt, ceinture, demesne, zone, zona, cincturing, colony, intercounty, breechcloths, country, realms, terrain, department, region, cinctures, dept, departments, compartment, belts, area, sector, binder, band spectrum, cestus, district, territory.
Zones zıt anlamlı kelimeler, Zones kelime anlamı
Deregulate : Devlet denetimini azaltmak. Hükümet kontrolünden çıkarmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Kısıtlamaları kaldırmak. Devlet denetimini kaldırmak.

Bu kısımda Zones kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Zones ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Zones anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Zones ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.