Climatic zones türkçesi Climatic zones nedir
- Dünyanın onun iklim koşullarına göre sınıflandırılmış bölgesi.
- Yeryüzünün, başta sıcaklık ve yağış gibi etkenler olmak üzere, iklimi oluşturan öğeler bakımından benzerlik gösteren kesimlere bölünmesi.
- İklim kuşağı.
- İklim kuşakları.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- İklim bölgeleri.
Climatic zones ingilizcede ne demek, Climatic zones nerede nasıl kullanılır?
Climatic : Klimatik. İklimle ilgili. Soğutmaya dayalı. İklimsel. İklim.
Zones : Bölgeler. Alanlar. Mıntıka. Bölge. Kuşak.
Climatic change : İklimsel değişiklik. İklimsel değişim. İklimde ortaya çıkan değişiklik. Havadaki değişiklikler. Sıcaklıktaki değişimler. İklim değişimi.
Climatic conditions : İklim koşulları.
Climatic migration : Hayvanların hava koşulları nedeniyle yaptıkları göç. Klimatik göç.
Climatic zone : Dünyanın onun iklim koşullarına göre sınıflandırılmış bölgesi. İklim bölgesi. İklim bölgeleri. İklim kuşağı.
İngilizce Climatic zones Türkçe anlamı, Climatic zones eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Climatic zones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.
Belts : Kemer. Kuşak. Bölge. Kayış.
Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.
Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.
Afforestation : Ormanlaştırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Orman yetiştirme.
Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.
Belt : Kuşakla bağlamak. Kuşak. Kemer bağlamak. Kemerle dövmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kemer. Sarmak. Yumruk indirmek. Kemer takmak.
Climatic zone : İklim bölgesi.
Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.
Climatic zones synonyms : adventife cone, agricultural co operative, abrasion platform, alluvial deposit, agricultural production, aluvial coast, air route, age pyramid, abandoned meander.

Bu kısımda Climatic zones kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Climatic zones ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Climatic zones anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Climatic zones ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.