Climatic türkçesi Climatic nedir

  • Soğutmaya dayalı.
  • İklim.
  • İklimle ilgili.
  • İklimsel.
  • Klimatik.

Climatic ile ilgili cümleler

English: London is different from Tokyo climatically.
Turkish: Londra Tokyo'dan iklim olarak farklıdır.

English: Black money scandal, 11th of September, expenseuro, the Old Europe, Hartz IV, Madame Chancellor, fanmile, climatic catastrophe, financial crisis, wreckage bonus and citizen of anger are the last ten words of the year in Germany.
Turkish: Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.

Climatic ingilizcede ne demek, Climatic nerede nasıl kullanılır?

Climatic change : Sıcaklıktaki değişimler. İklimsel değişiklik. İklim değişimi. İklimsel değişim. Havadaki değişiklikler. İklimde ortaya çıkan değişiklik.

Climatic conditions : İklim koşulları.

Climatic migration : Klimatik göç. Hayvanların hava koşulları nedeniyle yaptıkları göç.

Climatic zone : Dünyanın onun iklim koşullarına göre sınıflandırılmış bölgesi. İklim kuşağı. İklim bölgeleri. İklim bölgesi.

Climatic zones : İklim bölgeleri. İklim kuşakları. Dünyanın onun iklim koşullarına göre sınıflandırılmış bölgesi. İklim kuşağı. Yeryüzünün, başta sıcaklık ve yağış gibi etkenler olmak üzere, iklimi oluşturan öğeler bakımından benzerlik gösteren kesimlere bölünmesi.

 

Acclimation : Bir yerin iklim koşullarına alışma veya alıştırma, aklimasyon. Alıştırma. Ortama alışma. İklime alıştırma. İklime alışma. İklimlendirme. Alışma. İklimuyum. İntibak ettirme.

Acclimatise : İklime uymak. Yeni çevreye uymak. İntibak etmek. Alıştırmak. Kendini alıştırmak (ayrıca 'acclimatize'). İntibak ettirmek. İklimine alıştırmak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. Havaya alışmak. Alışmak.

Acclimating : Alışmak. İklime alıştırmak. İklime alışmak. İntibak ettirmek. İklimine alışmak. İklime uyum. Ortama alıştırmak. Alıştırmak. Havaya alıştırmak.

Climatical : Hava ile alakalı. İklimle alakalı.

Climatize : Özel şartlarda veya iklimlerde kullanmak için hazırlamak veya ayarlamak (ev, bina, araba, vb.). Yeni bir çevreye adapte olmak. Alışmak. Alışkın olmak.

İngilizce Climatic Türkçe anlamı, Climatic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Climatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Climatical : Hava ile alakalı. İklimle alakalı.

Sky : Havaya atmak. Topa çok hızlı vurarak havalandırmak. Hava sahası. Yükseğe atmak. Bölge. Hava. Topu çok yükseğe atmak. Gök. Asuman. Gözerimi üzerine kapanan, sonsuz yarıçaplı mavi kubbe; bu kubbenin iç yüzü.

Skys : Yükseğe atmak. Gök. Hava sahası. Havaya atmak. Sema. Kubbe. Gökyüzü. Asuman.

Clime : Ülke. Bölge veya iklim anlamında kullanılan kısa ifade. Diyar.

Climate : Hava. Klimat. Şartlar. Belli bir bölgedeki meteorolojik parametre ve süreçlerin belirlendiği hava tiplerinin, uzun zaman süresince saptanan ve mevsimleri karakterize eden ortalama durumu. Abuhava. Klima. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Çevre. Ortam.

 

Climactic : Tepeli. Doruğa ulaştıran. Doruklu. Zirve (ile ilgili). Doruk noktası ile ilgili. Zirveli. Doruğa ulaştıran (heyecan vb). Bir şeyin can alıcı noktası ile ilgili. Uçlu.

Climes : Bölge veya iklim anlamında kullanılan kısa ifade. Diyar. Ülke.

Regions : Çevre. Alan. Bölgeler. Nahiye. Bölge. Yöre.

Climates : Çevre. Şartlar. Hava. Bölge.

Region : Az çok sınırları belli olan toprak parçası. Nahiye. Bölge. Diyar. Yakınlarda dört bir yan, bölge. Mıntıka. Dar. Memleket.

Climatic ingilizce tanımı, definition of Climatic

Climatic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Depending on, or limited by, a climate. Of or pertaining to a climate.