Tir contract türkçesi Tir contract nedir

  • Uluslararası transit karayolu taşımacılığını düzenleyen ve 1959 yılında cenevre'de imzalanan çok yanlı sözleşme.
  • Tır sözleşmesi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Tir contract ingilizcede ne demek, Tir contract nerede nasıl kullanılır?

Contract : Daraltmak. Mukavele. Bağıtlaşmak. Sözleşme. Anlaşma yapmak. Daralmak. Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. (hastalığa) yakalanmak. Kasmak.

Accessory contract : Feri mukavele. Fer'i mukavele. Ana mukaveleye eklenen anlaşma. Ek sözleşme.

Adhesion contract : İltihaki (katılmalı) sözleşme. Tek taraflı uzlaşma. Tek taraflı anlaşma.

Agency contract : Acentelik sözleşmesi.

Annuity contract : Yıllık gelir sigorta sözleşmesi. Ömür boyu para ödenmesi için yapılan sözleşme. Ölünceye kadar bakma akdi.

Appeal of collective contract : Toplu sözleşme çağrısı. Yetkili işçi ya da işveren kuruluşlarının karşıtını toplu sözleşme yapmağa çağırması.

İngilizce Tir contract Türkçe anlamı, Tir contract eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tir contract ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Tir contract synonyms : a pass through certificate, ability to pay approach, abnormal budget receipts, a shift in supply, abolition of forced labour convention, abnormal budget.