To let türkçesi To let nedir

To let ile ilgili cümleler

English: Ali begged me to let him in.
Turkish: Ali içeri girmesine izin vermem için bana yalvardı.

English: Ali decided the best thing was to let Mary go to Boston.
Turkish: Ali yapacak en iyi şeyin Mary'nin Boston'a gitmesine izin vermek olduğuna karar verdi.

English: Ali begged me to let him go home early.
Turkish: Ali eve erken gitmesine izin vermem için bana yalvardı.

English: Ali bribed Mary to let him escape custody.
Turkish: Ali onun gözaltından kaçmasına yardım etmesi için Mary'ye rüşvet verdi.

English: Ali asked Mary many times to let him go home early, but she wouldn't let him.
Turkish: Ali Mary'den ona eve erken gitmesi için izin vermesini rica etti fakat o izin vermedi.

To let ingilizcede ne demek, To let nerede nasıl kullanılır?

To : -e göre. Kadar. -mek -mak (mastar). Kala. E doğru. Ya. Ye. Arasında. -e kadar. İle.

Let : Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Kiraya vermek. Vermek. Ses çıkarmamak. Yenile. Gevşetmek. Dürmek. İzin vermek. Koyvermek. Bırakmak.

Just to let you know : Jtlyk (internet sohbet argosu). Sadece bilmen için.

To a certain degree : Bir noktaya kadar. Bir dereceye kadar. Kısmen.

To a certain extent : Belirli bir noktaya kadar. Belirli bir dereceye kadar. Tam olarak değil. Bir kısım. Kısmen. Bir dereceye kadar. Belirli bir yere kadar. Belirli bir sınıra kadar. Bir derece. Bir yere kadar.

 

To a degree : Bir ölçüde. Biraz haddinden fazla. Birazcık. Haddinden fazla. Biraz. Bir dereceye kadar. Bir noktaya kadar.

To a day : Günü gününe. Belli bir dereceye kadar.

İngilizce To let Türkçe anlamı, To let eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To let ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hires : Kira ile tutmak. (ücret vererek) tutmak. İstihdam etmek. Tutmak. Kiralamak. Ücretle tutmak. Ücretle çalıştırmak. Kira. Ücret.

On lease : Kiralanmış. Kiraya verilmiş.

Rentals : Kira bedeli. Kiralık evlerin listesi. Kira. Kiralık eşya.

For hire : Kirada. Boş.

Hire : Kira ile tutmak. Ücretle çalıştırmak. (ücret vererek) tutmak. Kira. Tutmak. Ücret. İstihdam etmek. Belirli bir nesnenin bilinen bir süre için gerçek ve tüzel kişiye verilmesi karşılığı alınan para. belirli bir nesneyi bilinen bir süre için yazılı bir sözleşmeye dayanarak kiraya verme. Kiralamak.

Rental : Kira bedeli. Gereç. Kiralama tutarı. Kira. Kiralık eşya. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kiralık evlerin listesi. Kiralık teçhizat. Kiralama.

To let synonyms : on hire, to rent, for rent.