To sell türkçesi To sell nedir

To sell ile ilgili cümleler

English: A lot of people are now trying to sell their houses.
Turkish: Şimdi bir sürü insan evlerini satmaya çalışıyorlar.

English: Ali and Mary are trying to sell their house.
Turkish: Ali ve Mary evlerini satmaya çalışıyorlar.

English: Ali decided to sell one of his cars to Mary.
Turkish: Ali arabalarından birini Mary'ye satmaya karar verdi.

English: Ali decided to sell his car.
Turkish: Ali arabasını satmaya karar verdi.

English: Ali decided to sell his business and retire.
Turkish: Ali işini satmaya ve emekli olmaya karar verdi.

To sell ingilizcede ne demek, To sell nerede nasıl kullanılır?

To : -e kadar. Ya. Kala. İla. İle. Oranla. E doğru. Arasında. E. Karşı.

Sell : Oyun. Satmak. Satış yapmak. İkna etmek. Üçkağıt. Dolap. Kazıklamak. Benimsetmek. Ele vermek. Kabul ettirmek.

Offer to selling of work : Yapıtı satışa çıkarma. Yapıtın basılarak, satılmak üzere satış yerlerine gönderilmesi.

To a certain degree : Bir dereceye kadar. Bir noktaya kadar. Kısmen.

To a certain extent : Tam olarak değil. Belirli bir dereceye kadar. Bir ölçüde. Kısmen. Belirli bir yere kadar. Bir yere kadar. Bir dereceye kadar. Bir kısım. Belirli bir sınıra kadar. Belirli bir noktaya kadar.

 

To a degree : Birazcık. Biraz. Biraz haddinden fazla. Bir noktaya kadar. Haddinden fazla. Bir ölçüde. Bir dereceye kadar.

To a day : Günü gününe. Belli bir dereceye kadar.

İngilizce To sell Türkçe anlamı, To sell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To sell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Offloaded : Yer ayırtmış bir yolcuyu almama. Boşaltılmış yük. Yüklemek. Uçaktan yük boşaltmak. Bırakmak. Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme.

Offloads : Yüklemek. Yer ayırtmış bir yolcuyu almama. Uçaktan yük boşaltmak. Bırakmak. Boşaltılmış yük. Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme.

Push off : Çekip gitmek. Basıp gitmek. Avara etmek. (kayık) avara etmek. Elden çıkarmak. Siktir olup gitmek. Defolmak. Ötelemek.

Flogged : Çok uğraşmak. Dayak atmak. Kamçılamak. Kanunsuz satmak. Dövmek. Kırbaçlamak.

Market : Piyasa. İstek. Pazarlamak. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Genel satak. Borsa. Çarşı. Satak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Resells : Tekrar satmak. Aldığını satmak. Bir daha satmak. Yeniden satmak.

Reselling : Tekrar satmak. Aldığını satmak. Bir daha satmak. Yeniden satmak.

Dispose of : Kullanmak. Zararsız hale getirmek. İçmek. Kurtulmak. Vermek. Belirli bir düzene göre yerleştirmek. İmha etmek. Tüketmek. Yemek. Halletmek.

Offload : Bırakmak. Yer ayırtmış bir yolcuyu almama. Boşaltılmış yük. Yüklemek. Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme. Uçaktan yük boşaltmak.

To sell synonyms : on offer, on sale, resold, marketed, markets, flogs, for sale, flog, resell, carry an item.