Offloads türkçesi Offloads nedir

  • Satmak.
  • Boşaltılmış yük.
  • Yer ayırtmış bir yolcuyu almama.
  • Bırakmak.
  • Yüklemek.
  • Uçaktan yük boşaltmak.
  • Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme.

Offloads ingilizcede ne demek, Offloads nerede nasıl kullanılır?

Offload : Yüklemek. Yer ayırtmış bir yolcuyu almama. Satmak. Uçaktan yük boşaltmak. Bırakmak. Boşaltılmış yük. Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme.

Offloaded : Uçaktan yük boşaltmak. Bırakmak. Yüklemek. Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme. Satmak. Boşaltılmış yük. Yer ayırtmış bir yolcuyu almama.

Offloading : Boşaltma.

Offline : Çevrimdışı.

Offline address book : Çevrimdışı adres defteri.

Printer may be offline : Yazıcı kapalı olabilir.

Offline network : Çevrimdışı ağ.

Appear offline : Çevrimdışı görün.

Offline network agent : Çevrimdışı ağ aracısı. Çevrimdışı ağ ajanı.

Coffle : Birbirlerine zincirler ile bağlı biçimde satılmaya götürülen köle grubu. Birbirine bağlanmış veya zincirlenmiş haldeki köleler veya hayvanlar veya tutsaklar grubu.

İngilizce Offloads Türkçe anlamı, Offloads eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offloads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burthen : Yük. Nakarat. Ana fikir. Yüklenmek. Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Külfet. Sıkmak. Mesuliyet. Ağırlaştırmak.

 

Abdicate : Hakkından vazgeçmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Vazgeçmek. El çekmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Terk-i saltanat etmek. Tahttan çekilmek. Çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan).

Abdicates : El çekmek. İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Vazgeçmek. Tahttan çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Çekilmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Tacını ve tahtını terketmek.

Ascribe : Yakıştırmak. Yormak. Atfetmek. İsnat etmek. -e yormak. Üstüne atmak. Vermek. Hamletmek. Ayırmak.

Reselling : Bir daha satmak. Aldığını satmak. Yeniden satmak. Tekrar satmak.

Unlade : Yükünü boşaltmak. Yük indirmek. Geminin yükünü boşaltması. Tahliye etmek. Boşaltma. Boşaltmak. İndirmek (yük).

Burden : Sorumluluk. Sıkıntı çektirmek. Yük taşıma. Sırtına yüklemek. Ağırlık. Sıkıntı vermek. Yüklenmek. Yük. Zorunluluk.

Abdicating : Tahttan çekilmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Vazgeçmek. Çekilmek. İstifa etmek. El çekmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tacını ve tahtını terketmek.

Abdicated : Tacını ve tahtını terketmek. Çekilmek. Vazgeçmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). El çekmek. Tahttan çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). İstifa etmek.

Charge : Üzerine atmak. Uyarmak. Yük. Hücum etmek. Ücret. Bilgi vermek. Şarj etmek. Suçlamak. Suçlama.

Offloads synonyms : burdening, offload, unload, burdened, carry an item, bequeaths, ascribed, back off, burthens, markets, abandons, embark, back away, downloaded, transfer, resold, allow, resell, empty, flogs, abalienate, resells, flog, allows, download, marketed, push off, market, embarked, bend the neck, allowing, downstream load, dispose of.