Offline türkçesi Offline nedir

Offline ile ilgili cümleler

English: Our server will be offline on October 20th for scheduled maintenance.
Turkish: Sunucumuz planlanan bakım için 20 Ekim'de çevrimdışı olacak.

English: Our website is offline for scheduled maintenance.
Turkish: Web sitemiz planlanmış bakım için çevrimdışıdır.

English: Tatoeba.org is offline for maintenance.
Turkish: Tatoeba.org bakımdan dolayı çevrimdışıdır.

English: Our website is offline for scheduled maintenance. We expect to be back online by 2:30 GMT.
Turkish: Web sayfamız zamanlanmış bakımdan dolayı çevrimdışıdır. GMT 2:30'da yeniden çevrimiçi olmayı bekliyoruz.

Offline ingilizcede ne demek, Offline nerede nasıl kullanılır?

Offline address book : Çevrimdışı adres defteri.

Offline network : Çevrimdışı ağ.

Offline network agent : Çevrimdışı ağ ajanı. Çevrimdışı ağ aracısı.

Offline storage media : Çevrimdışı saklama ortamı.

Appear offline : Çevrimdışı görün.

Coffle : Birbirlerine zincirler ile bağlı biçimde satılmaya götürülen köle grubu. Birbirine bağlanmış veya zincirlenmiş haldeki köleler veya hayvanlar veya tutsaklar grubu.

Offloaded : Uçaktan yük boşaltmak. Bırakmak. Satmak. Yüklemek. Yer ayırtmış bir yolcuyu taşımayı reddetme. Boşaltılmış yük. Yer ayırtmış bir yolcuyu almama.

 

Scofflaw : Alay ederek kanunu ihlal eden kimse. Küçümseyerek yasaları ihlal eden.

Pantoffle : Terlik. Pantufla.

Offloading : Boşaltma.

İngilizce Offline Türkçe anlamı, Offline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acception : Benimseme. Kabul. Kabul edilmiş anlam. Onaylama.

Government office : Devlet kapısı. Devlet dairesi. Resmi daire. Devlet makamı. Hükümet konağı.

Depict : Tasvir etmek. Betimleme yapmak. Resmini çizmek. Anlatmak. Betimlemek. Dile getirmek. Resmetmek. Göstermek. Tarif etmek. Çizmek.

Adumbrate : Kinayeli kinayeli konuşmak. Taslağını çizmek. Sezdirmek. Hissettirmek. İma etmek. Dokundurmak. Anıştırmak.

Office block : İş hanı. İş hanı (büroların bulunduğu). İşhanı.

Box office : Sinema gişesi. Gişe. Tiyatro biletinin satıldığı yer bk. gişe. Sinema biletlerinin satıldığı yer. Gişe hasılatı. Gişe (sinema). Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Gişe rekorları kıran. Bilet gişesi (sinema veya tiyatro). Bilet gişesi.

Ticket office : Bilet gişesi. Gişe. Bilet ofisi. Bilet satış yeri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema biletlerinin satıldığı yer. Tiyatro biletinin satıldığı yer. Biletlerin satın alınabildiği yer. Bilet satış noktası.

Access control entry : Erişim denetleme girişi. Erişim denetim girdisi.

Office building : Ofis binası. Büro binası. İşhanı. Ofis tipi bina.

Accelerator key : Hızlandırma tuşu. Hızlandırıcı tuş. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Kısayol tuşu. İvmelendirme tuşu. Hızlı erişim tuşu.

 

Offline synonyms : loan office, shipping office, place of business, life office, abort, business office, abbreviate, home office, accent char, sketch, central office, draw, block out, access control, abort sequence, countinghouse, describe, business establishment, headquarters, ticket booth, absolute device, newsroom, access key, abstract syntax tree, off line, home base, main office, absolute loader, abnormal end, access mechanism, accent bar, ac adapter.