Tok nedir, Tok ne demek

Tok; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Açlığını gidermiş, doymuş, karşıtı.
  • Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan
  • Kalın ve gür (ses).
  • Sık ve kalın dokunmuş (kumaş).

"Tok" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sesi tok, aksanı düzgündü." - N. F. Kısakürek

Yerel Türkçe anlamı:

Kalın.

Aşık kemiğinin çıkıntılı yanı.

Yemliklere hayvanı bağlamak için takılan demir halka.

Sıkı, sağlam.

Kibirli, burnu büyük.

Olgunlaşmamış tahıl tanesi.

1.Sabanı oka bağlayan ağaç. 2.Sabanın uç demirini tahta bölümüne bağlayan demir bilezik

Üstüne altın dikilmiş kısa gerdanlık.

Bir çocuk oyunu

Tavuk.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Bir kumaş türü. (*Güdül -Ankara)

Diğer sözlük anlamları:

Koyu.

Tasma, halta, boyuna geçirilen zincir.

Tok isminin anlamı, Tok ne demek:

Erkek ismi olarak; Doymuş, aç olmayan. Kalın ve gür sesli. Kibirli.

Bilimsel terim anlamı:

Tokluk özelliği gösteren.

İngilizce'de Tok ne demek? Tok ingilizcesi nedir?:

tough

Tok anlamı, tanımı:

Tok açın halinden bilmez : "varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez" anlamında kullanılan bir söz.

Tok evin aç kedisi : Gereksinimi olmadığı hâlde açgözlülük eden.

 

Tok tutmak : Açlığı uzun süre giderme veya doyurma özelliği olmak.

Tokgözlü : Gözü malda olmayan, gözü tok, açgözlü karşıtı.

Tok karnına : Yemek yedikten sonra.

Tok sözlü : Hatır ve gönül dinlemeden, hiçbir şeyden çekinmeden konuşan.

Tok tok : Kalın ve gür sesle.

Gönlü tok : Zorunlu ihtiyaçları karşılandığında bununla yetinen, fazla mal ve para istemeyen (kimse), müstağni.

Gözü tok : Paraya, mala düşkünlük göstermeyen, açgözlülük etmeyen (kimse), gözü gönlü tok.

Karnı tok : Söylenilen sözlere kanmayan, önem vermeyen (kimse). Maddi olarak herhangi bir eksiği olmayan.

Doymuş : İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş.

: Yiyecek bulamayan. Gözü doymaz, haris. Çok istekli, hevesli. Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak.

Sık : Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak. Çok bulunan, çok rastlanan. Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Kalın : Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Yoğun, akıcılığı az olan. Pes (ses). Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Etli, dolgun. Enli ve gür (kaş).

Gür : Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran. Bol, verimli, feyyaz.

 

Tok buğday : Tam olgunlaşmamış, iri buğday.

Tok olmak : Bir cisim deliğe tam olmamak, büyük gelmek.

Tok tok yürümek : kendinden emin, heybetli bir biçimde yürümek. İlgili cümle: "“Bir doksan boyu, doksan beş, belki de yüz kilosuyla kaldırımda tok tok yürüyordu.”" O. Kemal.

Tok ile ilgili Cümleler

  • Karnım tok.
  • Ne yapmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim tok.
  • Bana hikaye anlatmayın; zeytin dalıymış, güvercinmiş karnım tok be kardeş bunlara.
  • Tok musun?
  • Öfkeli isen tartışma ve tok isen yemek yeme.
  • Tok Pisin'i iyi konuşamıyorum.
  • Yavaş yavaş yemek kendinizi daha tok hissetmenize yardımcı olacaktır.
  • Tok sık sık Boston'a giderdi.
  • Bizim karnımız tok.

Diğer dillerde Tok anlamı nedir?

İngilizce'de Tok ne demek? : [Tok] v. cluck

adj. full, satiated, satiate

v. mallet, beetle, mall, stick, knob, gavel, hammer, maul

Fransızca'da Tok : rassasié/e, assouvi/e, rassis/e

Almanca'da Tok : satt, fest, lautstark

Rusça'da Tok : adj. сытый, плотный, громкий