Toll türkçesi Toll nedir

  • Telefon ücreti.
  • Yer parası.
  • Geçiş ödeneği. araçların köprüden, gemilerin kanaldan, köprüden geçerlerken ödemekte oldukları ücret.
  • Saatin çalması.
  • Yol parası.
  • Değirmen hakkı.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Ağır ağır çalmak (çan).
  • Çınlama.
  • Çan sesi.
  • Geçmelik.
  • Çan çalmak.
  • Geçiş parası (köprü vs.).
  • Çalmak.
  • (çan) çalmak.
  • Ağır ağır çalmak (çanı).
  • Köprü geçiş parası.
  • Mürüriye.
  • Pay.

Toll ile ilgili cümleler

English: Is there any easy way to get there without using a toll road?
Turkish: Oraya paralı bir yol kullanmadan varmanın herhangi kolay yolu var mı?

English: How often do you use toll roads?
Turkish: Paralı yolları ne kadar sıklıkla kullanıyorsun?

English: Do we need to take the toll road? We're not in a hurry.
Turkish: Paralı yoldan gitmemize gerek var mı? Acelemiz yok.

English: Do we need to take a toll road? We're not in a hurry.
Turkish: Bir paralı yoldan gitmemize gerek var mı? Acelemiz yok.

English: The bells of danger toll for them.
Turkish: Onlar için tehlike çanları ağır ağır çalmaktadır.

Toll ingilizcede ne demek, Toll nerede nasıl kullanılır?

Toll bar : Paralı geçiş yeri. Ücretli geçiş gişeleri. (karayolu) bilet gişesi. Ücretli geçiş gişesi. Turnike.

Toll booth : Ücretli geçiş gişesi. Yol ücretlerinin alındığı gişe. Gişe (karayolu). Verginli geçiş gişesi. (karayolu) bilet gişesi. Ücretli geçiş gişeleri.

 

Toll bridge : Geçiş ücretli köprü. Geçiş ücreti alınan köprü. Paralı köprü.

Toll call : Şehirlerarası telefon görüşmesi. Şehirlerarası arama. Şehirlerarası alısün konuşması. Şehirlerarası telefon konuşması. Ücrete tabi konuşma.

Toll collector : Vergi tahsildarı.

Toll parking : Ücretli park yeri.

Toll free : Bedava. Ücretsiz.

Toll prefixes : Uzun mesafe önekleri.

Toll line : Kentlerarası telefon hattı. Geçiş parası hattı.

Toll gate : Turnike. Ücretli geçiş gişeleri. Paralı geçiş yeri. Ücretli geçiş gişesi. (karayolu) bilet gişesi.

İngilizce Toll Türkçe anlamı, Toll eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toll ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ding dong : Teksas eyaletinde şehir. Zil sesi. Çan sesi gibi.

Value : Kıymet takdir etmek. Değişim değeri. Paha biçmek. Göz ardı etmemek. Keşide etmek. Önem. İtibar. Değerini bilmek. Önem vermek.

Carfares : Bilet ücreti (otobüs vs.). Bilet parası. Otobüs vs bilet ücreti.

A posteriori information : Ardıl bilgi.

Apportionments : Paylaştırma. Bölüştürme.

Cabbage : Lahana beyaz. Yürütmek. Turpgiller (cruciferae) familyasından, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, yaprakları sebze olarak kullanılan otsu bitkiler. başlı lahana (brassica oleracea var. oleracea), kara lahana (b.oleracea var. acephala), brüksel lahanası (b.oleraceae var. gemmifera), karnabahar (b.oleracea var. botrytis), alabaş (brassica oleracea var. gongylodes) en çok kültürü yapılan çeşitleridir. Beyaz lahana. Lahana. Kelem. Ruh. Uyuşuk kimse.

 

Divvies : Ezik tip. Salak. Mankafa. Paylaşmak. Bölmek.

Pealed : Çan sesleri. Birkaç çanın birlikte çalınması. Çalmak (çanlar). Çanları çalmak. Birkaç çanın ardarda çalınması. Çanların birlikte çalması. Çalmak (çan). Gürültü.

Ting : Tıngırdatmak. Çınlatmak. Çınlama sesi. Tıngırdamak. Çınlamak.

Clanging : Sesli çalmak. Tınlamak. Şakırdayan. Sesli çaldırmak. Metal sesi. Tıngırdamak. Uyaklama. Çınlamak.

Toll synonyms : abstract, apportionment, blow, contribution, travel allowance, a priori probability, price, dole, clang, ringing, passage money, abstracts, tolled, a posteriori criteria, peal, ring, a posteriori analysis, dingdong, chiming, clanked, gonged, clangors, adopts, commons, appropriate, knell, gongs, divvy, dong, death toll, clink, clangor, a posteriori probability.

Toll ingilizce tanımı, definition of Toll

Toll kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tax paid for some liberty or privilege, particularly for the privilege of passing over a bridge or on a highway, or for that of vending goods in a fair, market, or the like. To allure. [Bakınız: Tole]. To entice. To take away. To sound or ring, as a bell, with strokes uniformly repeated at intervals, as at funerals, or in calling assemblies, or to announce the death of a person. To vacate. To annul. To pay toll or tallage. To draw. To collect, as a toll. The sound of a bell produced by strokes slowly and uniformly repeated.