Tongas türkçesi Tongas nedir

  • Hafif yerli binek arabası.
  • Yeni kaledonya'da rastlanılan tropikal bir hastalık.
  • Tonga.
  • Malavi'de yaşayan etnik bir grup.
  • Betonga.

Tongas ingilizcede ne demek, Tongas nerede nasıl kullanılır?

The tonga islands : Tonga adaları.

Kingdom of tonga : Güney pasifik okyanusu'nda yer alan polenezya adaları'nda bir ülke. Tonga. Tonga krallığı.

Tonga : Pasifik okyanusu'nun güneyinde polinezya adalarında bir ülke. Tonga krallığı. Malavi'de yaşayan etnik bir grup. Betonga. Yeni kaledonya'da rastlanılan tropikal bir hastalık.

Tongan : Tonga'da konuşulan polinezya dili. Tonga´ya özgü. Tongaca. Tongalı. Tonga.

Tong sheep : Tong koyunu. Çin’in yüksek bölgelerinde bulunan beyaz boynuzsuz, yapağı verimi için kullanılan ve yapağısı halı kilim yapımına uygun, kuyruğu yağlı koyun sınıfına giren, yapağı verimi düşük olan koyun ırkı.

Tongue : Dil vuruşu yapmak (çalgı). Zıvana dili. Dil. Konuşma. Lisan. Ayakkabı dili. Uzantı. Konuşmak. Söz. Erkek parça.

Tongue and groove : Erkek ve dişi geçme parçaları.

Tongue depressor : Dil basacağı. Abeyslang. Dil bastırıcı. Dil pensi.

Tongue in cheek : Alaylı. Bıyık altından gülerek. Şaka yollu. Şakadan. Yarım ağızla yapılan. Yarım-ağızla-yapılan. Gırgırına.

Clinker tong : Isıtma kazanının ocak takımından bir aracı. Kanca.

 

İngilizce Tongas Türkçe anlamı, Tongas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tongas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clapper : Eski tiyatrolarda alkışlamak için parayla tutulan kişi. (bk. şakşakçı). Şakşakçı. Kaynana zırıltısı. Oyunun alkışlanacak yerlerinde çekimser seyirciye önayak olup onun da alkışlanmasını sağlamak ereğiyle tutulmuş alkışçı. Eski tiyatrolarda oyunun alkışlanacak yerlerinde seyirciyi etkileyip alkışlamasını sağlayan görevli kişi. oyunun tümünü onaylatabilmek için yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, yaptığı iş karşılığında belli bir ücret alırdı. Kaynana zırıltısı (argo terim). Bazı tecimsel tiyatrolarda, oynanan oyunu seyirciye onaylatmakta etkili olmak için parayla tutulan kişi. bk. şakşakçı. Çan dili. Dil.

Tonic : Kuvvetlendiren. Güçlendirici. Güçlendirici şey. Kuvvet ilacı. Kuvvet verici ilaç. Canlandırıcı. Esas nota. Vurgulu. Tonik. Kasları geren.

Organ : Organ. Alet. Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum, organa. Kuruluş. Uzuv. Araç. Yayın organı. Vasıta. Org. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Pharynx : Yutak. Gırtlak. Gırtlağı ağız ile birleştiren, en üst ucu burun boşluğuna, ortası ağız boşluğuna ve altı da gırtlağa açılan, üstü geniş altı dar olan boşluğun adı. bu boşluğa boğaz boşluğu da denir. ayrıca bk. boğaz. Boğaz. Farenks. Farinks. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağız ve burun boşluklarının arkasında, pars oralis faringis ve pars nazalis faringis olmak üzere iki önemli bölümü bulunan, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, farenks, favsiyum. Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı.

 

Oral cavity : Ağız içindeki boşluk. Ağız boşluğu. Ağıziçi boşluğu. Oral boşluk.

Tongan : Tongalı. Tonga'da konuşulan polinezya dili. Tongaca. Tonga´ya özgü.

Taste bud : Lezzet tomurcuğu. Tat alma organı. Dil üzerinde bulunan ve çeşitli papillalara yerleşmiş olan, çeşitli hücreler kapsayan, ikincil duygu hücrelerinin tat duygusunu aldığı mukoza içindeki özel yapılar. Tat tomurcuğu. Tat alma cisimciği.

Glossa : Haşiye. Dil. hymenoptera ailesine bağlı sineklerde bulunan dil benzeri yapı. kimi yazarlar tarafından hipofarenks olarak da adlandırılmaktadır. Glosa. Glossa. Dil (anatomi terimi). Dil.

Articulator : Artikülatör. Eklemleyici. Telaffuz ile ilgili olan organ. İfade eden bir şey. Takma diş yapma aleti.

Tastebud : Tat alma cisimciği. Tat alma organı.

Tongas synonyms : gustatory organ, rima oris, oral fissure, throat, mouth, tonga, kingdom of tonga, lingua.

Tongas zıt anlamlı kelimeler, Tongas kelime anlamı

Artificial language : Belli bir kişi veya küçük grup tarafından özel olarak icat dilmiş olan dil. Yapay dil. Belirli bir kullanım veya amaç ile uluslararası alanda yaratılmış olan dil. Yapma dil.

Atonal : Atonal. Ahenksiz.