Tormenting türkçesi Tormenting nedir

  • Fiziksel veya ruhsal acı veren durum.
  • Istıraplı.
  • Muzip.

Tormenting ile ilgili cümleler

English: Stop tormenting your brother.
Turkish: Kardeşine eziyet etmeye son ver.

English: Stop tormenting me.
Turkish: Bana eziyet etmeyi kes.

Tormenting ingilizcede ne demek, Tormenting nerede nasıl kullanılır?

Tormentingly : Canını sıkarcasına. Eziyet edercesine. İşkence ederek. Acı veren ızdıraplı bir şekilde. İşkence edercesine. Azap çektirircesine. İşkenceli bir şekilde. İşkence eden bir şekilde.

Tormentil : Beşparmakotu.

Self torment : Kendine işkence.

Torment : Sancı. Eziyet. Canını yakmak. Azap vermek. Zulmetmek. Acı çektirmek. Büyük acı. Azap çektirmek. İşkence yapmak. Eziyet etmek.

Tormented : Eziyet etmek. İşkence etmek. İşkence edilmiş. Acı çektirmek. İşkence görmüş.

Tormentress : İşkenceci kadın. Eziyet eden kadın.

Tormentor batten : Çerçevenin sahneye bakan yanında, kenarlarda bulunan ışıldakların asıldığı direk. Çerçeve kenar direği.

Tormentor lights : Çerçevenin sahneye bakan her iki kenarında bulunan direklere ya da tutamaklara yukardan aşağıya doğru takılan ışıklar. Çerçeve kenar ışıkları.

Suffer torments : Eza çekmek. Azap çekmek.

Tormenters : Eziyet çektiren. İşkenceci. Zalim. Zorba. Eziyet eden kimse.

 

İngilizce Tormenting Türkçe anlamı, Tormenting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tormenting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chemical process : Kimyasallar sebebiyle meydana gelen işlem. Kimyasalların sebep olduğu faaliyetler. Kimyasal işleme. Kimyasal süreç. Kimyasal işlem.

Dimensioning : Boyutlama. Ebatlandırma. Boyut ölçümü. Ölçülendirme. Ebatlama.

Prankster : Afacan. Hilebaz. Üçkağıtçı. Şakacı. Düzenbaz. Kazıkçı. Hilekar.

Familiarising : Alışma. Tanınmasına sebep olmak. Tanınmış olmasına sebep olmak. Reklam yapmak (ayrıca familiarize). Yakınlaştırma. Bir şeyleri iyi bilinir hale getirmek. Bilinen birşey yapmak. Alıştırmak. Tanıtmak.

Prankish : Haşarı. Afacan. Kaba. Oyuncu. Yaramaz. Haylaz.

Orientating : Doğuya doğru yapmak. Yöneltmek. İntibak etme. Uyum sağlama. Doğrultmak. Yönlendirmek.

Oriented : Yönlendirilmiş. Amaçlı. Yöneltilmiş. Yöneltimli. Yönelik. Konumlandırılmış. Doğrultusunda olan. Yönlü.

Ferment : Heyecanlandırmak. Tahrik etmek. Kendisi değişim göstermeksizin diğer bir maddede kimyasal değişikliğe neden olan madde, fermantasyon yapıcı madde, ferment. tek hücreli, tomurcuklanmayla çoğalan mantarlar. Telaşlanmak. Maya. Kaynamak. Galeyan. Ekşimek. Telaş. Tahammür etmek.

Zymolysis : Mayalanma sırasındaki enzim faaliyeti (biyokimya). Mayalanma.

Cut up : Yerden yere vurmak. Oyuncu. Parçalamak. Doğramak. Üçkağıtçı. Hilekar. Sarsmak. Mahvetmek. Ölmek. Davranmak.

Tormenting synonyms : bottom fermentation, vinification, sorer, sorest, top fermentation, aligning, rogue, fermentation, farceur, farceurs, zymosis, anguished, impish, mischievous, quizzical, familiarizing, chemical action, rogues, orientated, pranksters, homing, hoaxer, buffoons, hoaxers, woful, buffoon, chemical change, positioning, puckish.

 

Tormenting zıt anlamlı kelimeler, Tormenting kelime anlamı

Disorienting : Kafasını karıştırmak. Kafa karıştıran. Yolunu kaybettirmek. Kafa karıştırma. Yönünü şaşırtmak. Şaşırtmak.

Tormenting antonyms : unoriented.

Tormenting ingilizce tanımı, definition of Tormenting

Tormenting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Causing torment. As, a tormenting dream.