Totalling türkçesi Totalling nedir

  • Tutmak (toplam).
  • Parçalamak (araba).
  • [#toplama Toplamak].
  • Toplamını bulmak.
  • Toplama.
  • Etmek (toplam).

Totalling ingilizcede ne demek, Totalling nerede nasıl kullanılır?

Totalled : Tutmak (toplam). Toplamak. Parçalamak (araba). Ulaşılmış. Etmek (toplam). Tamamıyla tahrip olmuş (araç). Toplanmış. Toplamını bulmak.

Totally : Tümüyle. Bütün olarak. Bütün yanlarıyla. Bütün bütün. Külliyen. Tamamen. Bütün yönleriyle. Tamamıyla. Bütünüyle. Toplamda.

Totally bounded set : Prekompakt küme. Tümel sınırlı küme.

Totally different marks : Birbirinden tüm olarak değişik biçimde ve yapıda olan markalar. Tüm ayrımlı markalar.

Totally ordered set : Tamsıralı küme.

Total anticipated credit card expense : Toplam beklenen kredi kartı gideri.

I am totally : Ben tamamen. Ben tamamıyla.

Total allocation units : Toplam ayırma birimleri. Toplam ayırma birimi. Toplam yerleşim birimi.

Total acidty : Total asitlik. Toplam asitlik. Asitlik değeri.

Total abstainer : Yeşilaycı. İçki içmeyen kimse.

İngilizce Totalling Türkçe anlamı, Totalling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Totalling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fabric : Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Dokuma. Nesiç. Bez. İnşa. Doku. Yapı. İskele. Bünye.

 

Aggregations : Yığın. Küme. Yığışım. Bir araya gelme. Toplanma. Birleştirme.

 

Agglomeration : Yığma. Yığışım. Bir araya toplama. Bağlantı noktası. Yığılma. Küme. Yığışma. Halter.

Totalizing : Özetlemek.

Stonewalling : Köstek olma. Defans. Siyasi engelleme. Engelleme. Sıkı savunma. Geciktirme taktiklerine başvurma.

Accumulating : Yığmak. Toplanmak. Biriktirme. Biriken. Birikmek. Biriktirerek. Birikmiş. Biriktirmek.

Cloth : Sofra örtüsü. Kumaş. Çaput. Din adamlığı. Bez. Dokuma. Rahiplik. Yelken. Cilt bezi. Bez örtü.

Aggregate : Yığışım. Toplu. Bir araya toplamak. Bir araya getirmek. Toplam. Bütün. Kitlesel. Etmek (toplamı). Ulaşmak (toplamı). Kümeleşmek.

Accumulates : Çoğalmak. Birikmek. Yığılmak. Yığmak. Toplanmak. Biriktirmek.

Add up : Bir arada toplamak. Akla yatkın olmak. Tekabül etmek. Bir anlamı olmak. Anlamına gelmek. Belli olmak. Toplama yapmak. Üst üste koymak.

Totalling synonyms : casting up, amounting to, aggregating, agglomerated, totaled, terry cloth, aggregates, addition, accumulate, agglomerations, agglomerate, aggregation, total, amass, totalize, totalized, catchment, aggregated, obstruction, batching, totalising, assemblage, agglomerates, terrycloth, huck, textile, stall, totalizes, accumulation, totalled, count up, tot up, amasses.