Toucan türkçesi Toucan nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Tukan (takımyıldızı).
  • Guguksular (cuculiformes) takımının, tukangiller (rhamphastidae) familyasından, 57 cm kadar boyda, güney amerika'da yaşayan bir tür.
  • Tukan.

Toucan ingilizcede ne demek, Toucan nerede nasıl kullanılır?

Toucans : Tukan. Tukan (takımyıldızı). Tukangiller. Kuşlar (aves) sınıfının, guguksular (cuculiformes) takımının, ağaçkakanlar (pici) alt takımından, gagaları çok iri, kanatları yuvarlak, kuyrukları büyük, ayakları tırmanmaya elverişli, güney amerika'da yaşayan, arakahi (pteroglossus aracari), tukan (rhamphastos toco) türleri iyi bilinen bir familya.

Touch : Dokunma duyusu. Dokunma. Bağlantı. Kırmak. Ellemek. Yetmek. Taç. Temas. Etkilemek. Dokunmak.

Touch a sore point : Bam teline basmak. Hassas bir noktaya temas etmek.

Touch a sore spot : Hassas bir konuya temas etmek. Bamteline basmak. Kanayan yaraya parmak basmak. Hassas bir noktaya temas etmek. Bam teline basmak. Damarına basmak.

Touch and go : Uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma. Son dakikada yetişmek. Uçağın tamamen durmadan kalkış yapması. Tehlikeli durum. Tehlikeli iş.

Touch line : Alanı uzunluğuna boydan boya sınırlayan çizgi. Yan çizgi. Sınır çizgisi. Yan çizgisi. Taç çizgisi. Sınır çizgilerinin dışı (spor).

 

Touch lines : Taç çizgisi. Yan çizgi. Sınır çizgisi. Sınır çizgilerinin dışı (spor).

Touch bottom : Dibine dokunmak. Dibe ulaşmak. Ayaklarını suyun dibine değdirmek. En alt düzeye inmek (fiyat). En alçak seviyeye ulaşmak. En kötü aşamaya gelmek. Zemine dokunmak.

Touch for : İstemek (birinden belirli bir miktar para). Para koparmak. İkna etmek.

Touch at : Uğramak (gemi bir yere). Bir limana uğramak. Uğramak (limana).

İngilizce Toucan Türkçe anlamı, Toucan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toucan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

Toucan synonyms : ramphastidae, piciform bird, toucanet, family ramphastidae, toucans, abiotic environment, acacia, aardvark, a cell, a cells, abiotic factor.

Toucan ingilizce tanımı, definition of Toucan

Toucan kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of numerous species of fruit-eating birds of tropical America belonging to Ramphastos, Pteroglossus, and allied genera of the family Ramphastidæ. They have a very large, but light and thin, beak, often nearly as long as the body itself. Most of the species are brilliantly colored with red, yellow, white, and black in striking contrast.