Touch lines türkçesi Touch lines nedir

Touch lines ingilizcede ne demek, Touch lines nerede nasıl kullanılır?

Touch : Ellemek. Elini sürmek. Yetmek. Temas. Dokunma duyusu. Etkilemek. Az miktar. Kullanmak. Tamamlayıcı ilave.

Lines : Olta iğnesinin kullanılmasını sağlayan malzemelere verilen ad, beden malzemeleri doğal olan kendir, ipek, pamuk vb. sentetik olanları ise poliamid, poliester multi ve monofilament malzeme, oltanın ucuna genellikle bir fırdöndü vasıtasıyla bağlanan ve kalınlığı oltanın kalınlığına eşit veya daha az olan olta ipi parçası. Satır sayısı. Ana hatlar. Yüzey çizikleri. İp, misina veya metal liflerden yapılmış, bir ucu mantara, kasnağa veya makaraya sarılı diğer ucu bedene bağlı olta takımı hazırlamada kullanılan materyal. Beden. Rol. Borular. Olta ipi. İletişim hatları.

Touch a sore point : Hassas bir noktaya temas etmek. Bam teline basmak.

Touch a sore spot : Damarına basmak. Kanayan yaraya parmak basmak. Bamteline basmak. Hassas bir konuya temas etmek. Bam teline basmak. Hassas bir noktaya temas etmek.

Touch and go : Tehlikeli iş. Uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma. Son dakikada yetişmek. Tehlikeli durum. Uçağın tamamen durmadan kalkış yapması.

Touch at : Uğramak (gemi bir yere). Uğramak (limana). Bir limana uğramak.

 

İngilizce Touch lines Türkçe anlamı, Touch lines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Touch lines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Borderlines : Sınır boyu. Sınırdaki. Kesin olmayan. Hudut. Sınır. Sınıra yakın olan. Belirsiz. Sınırda.

Boundary line : Sınır. Arazi sınırı.

Line of demarcation : Yetki sınırı. Sınır.

Sideline : Yan çizgisi. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Yan yol. Tali hat. Tali yol. Ek iş. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Yan hat. Ek görev.

Touchline : Kale çizgisi (ragbi).

Demarcation line : Demarkasyon çizgisi. Siyasal yetki ve yönetim hakları ayrı devletleri ilgilendiren bölgeleri birbirinden ayırmak için, geçen yüzyıllarda kullanılmış olan bir sınır türü. Yetki sınırı.

Borderline : Ortada. Sınıra yakın olan. Belirsiz. Sınırda. Sınır boyu. Hudut. Kesin olmayan. Sınır. Sınırdaki.

Border lines : Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Kenar çizgisi. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat. Kenarlık çizgileri. Sınır hattı. Sınır çizgileri.

Side lines : Kenarda yapılan ilave iş. Bir sahadaki sınır çizgisi (spor). Kenar çizgisi. Alan dikdörtgeninin uzun kenarlarını sınırlayan çizgilerin her biri. Ek iş.

Party line : Paylaşılan hat telefon. Paylaşılan hat. (bir siyasi partide) resmi veya kabul edilen görüş. Ortak telefon hattı. (bir siyasi partide) resmi ideoloji. Paralel telefon hattı. Saplama hattı. Parti siyaseti. Ortak hat.

Touch lines synonyms : border line, lateral line, side line, touch line.