Touch upon türkçesi Touch upon nedir

  • -e değinmek.
  • -e temas etmek.
  • -e dokunmak.
  • Değinmek.

Touch upon ingilizcede ne demek, Touch upon nerede nasıl kullanılır?

Touch : İncitmek. İle ilgilenmek. Dokunma duyusu. Yetmek. Eline su dökmek. Temas etmek. Bağlantı. El sürmek. Topun, alanın boy çizgisinden dışarı çıkması. Dokunmak.

Upon : Üzerinde. İle. Üstünde. Göre. Üzerine.

Touch a sore point : Bam teline basmak. Hassas bir noktaya temas etmek.

Touch a sore spot : Kanayan yaraya parmak basmak. Hassas bir konuya temas etmek. Bam teline basmak. Damarına basmak. Hassas bir noktaya temas etmek. Bamteline basmak.

Touch and go : Uçağın tamamen durmadan kalkış yapması. Son dakikada yetişmek. Tehlikeli durum. Tehlikeli iş. Uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma.

Touch at : Bir limana uğramak. Uğramak (gemi bir yere). Uğramak (limana).

İngilizce Touch upon Türkçe anlamı, Touch upon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Touch upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speak to : Seslenmek. Konusunda konuşmak. Konuşmak (ile). Konuşmak.

Brush : Çalılık. Süpürmek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıyırmak. Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme. Savmak. Tilki kuyruğu. Temas. Sürtünme. Çalı.

 

Adverts : Duyuru (ingiliz ingilizcesi). Reklam. İlan. Reklam (ingiliz ingilizcesi). Bahsetmek. İma. Dokundurmak. Zikretmek. İlan (ingiliz ingilizcesi).

Adverting : İma. Bahsetmek. Dokundurmak. Reklam. İlan. Zikretmek.

Spoke to : Konuşmak (ile). Konusunda konuşmak.

Mention : -den söz etmek. Söylemek. İma. Lafını etmek. Anmak. İleri sürme. Söz etmek. Söz etme. Zikretmek.

Lay hands on : Tutmak. Ele geçirmek. Elleriyle dokunmak. El atmak. Kapmak. Bulmak. Zor kullanmak. Yakalamak (cezalandırmak veya dövmek için). -e el sürmek.

Deal : Ele almak. İş yapmak. İş. Alışveriş etmek. Paylaştırmak. Dağıtmak. Vurmak. Oyun kağıtlarını dağıtma. Uğraşmak. Patlatmak.

Mentions : Zikretmek. -den söz etmek. Söylemek. Bahsetmek. Lafını etmek. Mansiyon. Anmak. Söz konusu etmek. İma.

Tamper with : Karıştırmak. Kanuna aykırı olarak değiştirmek. Birisini etkilemeye çalışmak. Ellemek. Kurcalamak. Ayartmak. Tahrif etmek. -i değiştirerek bozulmasına yol açmak. İle oynamak.

Touch upon synonyms : refer, deal with, laid hands on, referring, refers, dealt, touch on, advert, referred, adverted, deals.