Tragic türkçesi Tragic nedir

  • Tiy.
  • Feci.
  • Hüzünlü.
  • Trajediye ait.
  • Talihsiz.
  • Acı.
  • Dar anlamıyla tiyatroda, tragedyanın belirleyici yanı, temel özelliği ye felsefi özü. bir oyun içinde acıklı görünümü sağlıyan gelişim. 3 -genel anlamı içinde, toplumsal gelişmede birey-toplum çelişkilerinin anlatımı olan estetik ulamı.
  • Müthiş.
  • Çok üzücü ve acıklı.
  • Trajik.
  • Acıklı.
  • Korkunç.
  • Üzücü.

Tragic ile ilgili cümleler

English: The tragic mistake affected many people.
Turkish: Trajik hata birçok kişiyi etkiledi.

English: Princess Diana's tragic death shocked the world.
Turkish: Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.

English: She broke the tragic news to her mother.
Turkish: Annesinin trajik haberi onu yıktı.

English: It was a tragic accident.
Turkish: Bu acıklı bir kazaydı.

English: Comedians base their jokes on tragic situations like violent death or serious accidents.
Turkish: Komedyenler şakalarını şiddetli ölüm ya da ciddi kazalar gibi trajik durumlara dayandırırlar.

Tragic ingilizcede ne demek, Tragic nerede nasıl kullanılır?

Tragic event : Trajik olay. Event which causes sadness. Shocking occurrence. Acı olay.

Tragical : Trajediye ilişkin. Hüzünlü. Müthiş. Talihsiz. Felaketli. Belalı. Bahtsız. Çok acı. Korkunç. Şanssız.

 

Tragically : Trajik bir biçimde. Acı şekilde. Feci şekilde.

Tragicly : Feci şekilde.

Tragicomedies : Trajikomedi.

Lamina tragi : Lamina tragi. Meatus acusticus externus’un porus’unun önünde yer alan kısmı.

Outraging : Kötü davranmak. Zedelemek (onur vb.). Kırmak. Kanuna karşı hareket etmek. Çok öfkelendirmek. Zorlamak. Tecavüz etmek. Hakların açıkça çiğnenmesi. Çiğnemek. Hakaret etmek.

Tragicomical : Trajikomik.

Tragicomic : Trajikomik.

Tragedienne : Trajedi aktrisi.

İngilizce Tragic Türkçe anlamı, Tragic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tragic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cruelest : Hissiz. Gaddarca. Gaddar. Zalim. Zor. En zalim. Merhametsiz. Acımasız.

Awfully : Çok. Acayip. Çok kötü. O biçim. Müthiş bir şekilde. Aşırı. Son derece.

Distressing : Acı veren. Tedirgin edici. Üzüntü verici. Üzüntülü. Istırap verici. Izdıraplı.

Awed : Dehşet içinde. Korku veren. Berbat. Huşu içinde. Dehşet gösteren. Korkmuş. Hayran kalmış.

Terribles : Dehşet verici. Çok. Sunturlu. Berbat.

Cursed : Beddua edilmiş. Kör olasıca. Kahrolası. Allah'ın belası. Lanet olası. Melun. Lanetli. Lanet. Körolası. Huysuz.

Anguishes : Eza. Yeis. Keder. Şiddetli acı. Istırap. Izdırap. Elem. Manevi ıstırap. İçdaralması.

Disadventurous : Başarısız. Bedbaht. Şanssız.

Afflictive : Acı veren. Acı verici.

Ghastliest : Dehşetli. Beti benzi atmış. İğrenç. Ölü gibi solgun. Çok kötü. Zoraki. Dehşetle. Berbat.

Tragic synonyms : ghastlier, acerb, ghastly, bluest, dismals, acerbic, beltings, cataclysmal, doloroso, grief stricken, direful, deplorable, lugubrious, evil, blood and thunder, hapless, dolefuller, afflictions, astringent, moving, devouring, bonzer, atrabilious, disastrous, deplorableness, catastrophal, ill fated, dejected, awesome, terrible, drearier, desperate, belting.

 

Tragic zıt anlamlı kelimeler, Tragic kelime anlamı

Glad : Mutluluk verici. Memnun edici. Hoşnut. Mutlu. Memnun. Sevinçli.

Tragic ingilizce tanımı, definition of Tragic

Tragic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tragic play or representation. As, a tragic poem. A writer of tragedy. Of or pertaining to tragedy. Of the nature or character of tragedy.