Glad türkçesi Glad nedir

Glad ile ilgili cümleler

English: Ali didn't have to tell me, but I'm glad he did.
Turkish: Ali bana söylemek zorunda değildi ama söylediğine memnunum.

English: Ali is glad you're here.
Turkish: Ali burada olduğuna memnun.

English: "Would you get me a cup of coffee?" "Sure. I'd be glad to."
Turkish: "Bana bir fincan kahve getirir misin?" "Elbette. Memnuniyetle."

English: Ali is glad he isn't in your shoes.
Turkish: Ali senin yerinde olmadığı için memnun.

English: Ali is glad the school year is finally over.
Turkish: Ali sonunda okul yılının bittiğine memnun.

Glad ingilizcede ne demek, Glad nerede nasıl kullanılır?

Glad eye : Bakış atmak. Kuyruğunu sallamak. Kesik atmak. Zarflamak. Göz etme. Pas vermek. Yazılmak. Kesişmek. Kuyruk sallamak.

Glad hand : El sıkma. Sıcak karşılamak. İçtenlikle selamlamak.

Glad of : -den memnun.

Glad rags : Ciciler. En iyi kıyafet.

Glad tidings : İyi haber. Müjde.

Make glad : Memnun etmek.

Was glad to see him : Onu gördüğüne memnun oldu. Onu gördüğüne sevindi. Onu sevecen bir şekilde karşıladı.

Be glad : Sevinmek. Mutluluk duymak. Memnun olmak.

Gladden : Mutlu etmek. Sevinmek. Memnun etmek. Sevindirmek.

Glad to come : Geldiğinden mutlu olmak. Ortaya çıktığından mutlu olmak. Geldiğine sevinmek. Çıkageldiği için sevinmek.

 

İngilizce Glad Türkçe anlamı, Glad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pleasurable : Zevkli. Hoş. Hoşa giden. Zevk veren.

Festal : Bayram ile ilgili. Şen. Bayrama ait. Bayram. Neşeli. Eğlenceli. Yortuya ait.

Blithe : Gamsız. Şen. Kaygısız. Tasasız. Şakrak. Neşeli.

Gladsome : Neşeli. Sevindirici.

Satisfactory : Tatmin edici. Tatminkar. Memnuniyet verici. Doyurucu. Kabul edilebilir. Elverişli. Yeterli. Talebi karşılayan. Makbul. Dolgun.

Blessed : Huzurlu. Kutsanmış. Kutlu. Kutsal. Bereketli. Mutluluk veren. Mübarek. Allah'ın.

Grateful : Kadirşinas. Güzel. Müteşekkir. Minnettar. Verimli. Değerbilir. Teşekkür borçlu. Makbul. Minettar. Tatminkar.

Content : Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır. Memnun etmek. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Öz. Olumlu. Doyurmak. Tatmin etmek. Hazır. Kapsam. Hoşnut etmek.

Gratified : Memnun olmuş. Memnun etmek. Memnun edilmiş. Doymuş. Tatmin olmuş.

Glad synonyms : chuffed, gladder, gay, happier, chirrupy, elated, glads, ebullient, felicitous, cheerful, satisfied, pleaser, blissful, gladdening, pleasing, heartwarming, exultantly, blithest, delighted, felicific, contented, fain, elate, blithesome, thankful, pleasers, pleased, gladdest, exultant, cheering, elates, rapt, gainly.

 

Glad zıt anlamlı kelimeler, Glad kelime anlamı

Depressing : Üzücü. Acıklı. Hüzünlü. Bunaltıcı. İç karartıcı. Kasvetli. Düşürme etkisi yapma. Moral bozucu. Kasvet verici. Can sıkan.

Sad : Bedbaht. Hazin. Acı. Üzücü. Hamur olmuş. Adam olmaz. İflah olmaz. Koyu. Üzgün. Kasvetli.

Ungrateful : Hain. İyilikbilmez. Nankör. Tatsız. İyilikten anlamaz. Nahoş.

Glad ingilizce tanımı, definition of Glad

Glad kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be glad. Joyous. Opposed to sorry, sorrowful, or unhappy. Gratified. To cheer. Cheerful. To exhilarate. To gladden. To make glad. Happy. To rejoice. Said of persons, and often followed by of, at, that, or by the infinitive, and sometimes by with, introducing the cause or reason. Pleased.