Trails türkçesi Trails nedir

Trails ile ilgili cümleler

English: There are no trails.
Turkish: Hiç iz yok.

Trails ingilizcede ne demek, Trails nerede nasıl kullanılır?

Contrails : Jet duman izi. Yüksek irtifada uçan uçakların arkalarında bıraktıkları beyaz izler. Uçağın arkasında bıraktığı iz. Duman izi (uçaktan çıkan). Yoğunlaşma izi. Kontreyl.

Entrails : İç uzuvlar. İç kısımlar. Sakatat. İç. İç organlar. Bağırsaklar.

Trail along : Yavaş yavaş yürümek. Yorgun argın hareket etmek.

Trail angle : Gerileme açısı.

Trail away : Canlılığını yitirmek. (sesi) kısılmak.

Blaze a trail : Başı çekmek. Çığır açmak. Bir ilke imza atmak. Baş çekmek. Yol yapmak (yol olmayan bir yerde). Öncülük etmek. İz sürmek. (yol olmayan bir yerde) yol yapmak. Yol açmak. Ağaçların gövdelerinde çentikler açarak yeni bir yolun geçiş yerini işaretlemek.

Trail of blood : Kan izi.

Trail rope : Çeki halatı.

Trail behind : Arkadan çekilmek. Peşinde sürüklenmek. Arkasından çekilmek.

Trail off : Canlılığını yitirmek. (sesi) kısılmak. Azalarak yok olmak. Azalmak (ses).

İngilizce Trails Türkçe anlamı, Trails eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trails ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Carriageway : Taşıt şeridi. Karayolunda şerit. Taşıt trafiği yolu. Taşıt yolu. Anayol.

Trail : Gerisinde olmak (başkalarının). Koku. Gerisine düşmek. Gelişigüzel uzanıp gitmek. Peşinden sürüklemek. Takip etmek. İncecik tütmek.

Lane : Dar sokak. Dar yol. Kulvar. Bir dönülük yarışlarda (400 m.) ya da kimi yarışların ilk dönüsünde her koşucu için beşer santimlik ak çizgilerle birbirinden ayrılmış, 1.22 cm. - 1.25 cm. genişliğindeki koşu yolu koşaklarından her biri. İngilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim. Şerit. Koşak.

Carpet : Halı döşemek. Azarlamak. Haşlamak. Keçe. Kaplamak. Halı. Karpet. Örtmek. Kilim.

Avenues : Sokak. Ağaçlı cadde. Hedefe ulaşmada gidilecek yol veya hedef yolu. Geniş cadde. Cadde. Bulvar. İki yanı ağaçlıklı yol. Ağaçlı yol.

Gateway : Giriş kapısı. Giriş. Kapı. Araba kapısı. Giriş yeri. Kapı aralığı. Yöntem. Ağ geçidi.

Pathway : Yaya geçidi. İzyolu. Keçiyolu. Yolak. Petvey. Patika yol. Metabolizmada bir maddenin diğerine dönüştüğü reaksiyonlar dizisi. Metabolik yol.

Engine : Makine takmak. Cihaz. Motor egzos gazı. Motor. Bir yakıtın kimyasal erkesini yanma yoluyla mekanik erkeye dönüştüren aygıt. Taşıt motoru. İtfaiye arabası. Makine. Motor numarası. Lokomotif.

Footway : Yaya geçidi. Yaya kaldırımı. Keçiyolu. Bir yolun, sokağın kenarında yalnız yayaların geçmesine ayrılan, azıcık yükseltilmiş dar bölüm. Kaldırım. Yayageçidi.

Clews : Anahtar. Topak. Yün yumağı. İskota yakası. Yumak. Hamak ipi (gemi). İşaret. Şipka (gemi). İpucu.

Trails synonyms : public transport, locomotive engine, railway locomotive, car train, hospital train, path, passenger train, mail train, lanes, artery, track, railroad car, carriageways, subway train, clues, birthmark, access, pathways, car, clueing, dinting, gate, cluing, clew, locomotive, device, lag, fall behind, expedients, expedient, denotement, paths, conduit.

 

Trails zıt anlamlı kelimeler, Trails kelime anlamı

Robust : Kuvvetli. Dinç. Turp gibi. Dayanıklı. Sıhhatli. Zorlu. Kaba saba (espri). Çetin. Zinde. Güçlü.

Strong : Zorlu. Keskin. Sert. İstikrarlı. Derinden gelen. Kuvvetli. Sağlam. İstekli. Alkollü. Ağır.

Rugged : Yalçın. Fırtınalı. Bet (ses). Cefakar. Sağlam. Bakımsız. Yontulmamış. Kaba. Dayanıklı. Sarp.

Trails antonyms : disqualify.