Footway türkçesi Footway nedir

Footway ingilizcede ne demek, Footway nerede nasıl kullanılır?

Footways : Yaya kaldırımı. Keçiyolu. Patika. Yayageçidi. Yaya geçidi. Kaldırım.

Footwear : Ayakkabı. Çorap. Ayakkabılar. Ayak giyecekleri. Ayağa giyilen şeyler.

Footwear industry : Ayakkabı endüstrisi.

Footwears : Ayakkabı. Ayak giyecekleri. Ayakkabılar. Ayağa giyilen şeyler.

Footwork : Ayak hakimiyeti. Ayak işi. Ayak çalışması. Ayak hakimiyeti (spor terimi).

Foot candle : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aydınlatmanın pratik birimi. 1 ayak çapındaki bir yuvarın özeğine yerleştirilen 1 mumluk ışık kaynağının, bu yuvarın yüzeyini aydınlatma yeğinliğine eşit olan aydınlanma birimi. (aydınlanmanın sı birimi lükstür). Ayak-mum.

Footworks : Ayak hakimiyeti. Ayak çalışması.

Foot and mouth disease : El ayak hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. Şap hastalığı. Dabak hastalığı.

 

Foot cream : Ayaklar için tıbbi merhem.

Footworn : Yorulmuş. Ayakları şişmiş. Ayakları ağrımış. Ayaklarla yıpratılmış. Aşınmış. Ayakları acımış. Ayaklarla eskitilmiş.

İngilizce Footway Türkçe anlamı, Footway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Track : Geçmek (çöl vb.). Mıknatıslı görüntü kuşağı ya da televizyon plağında televizyon iminin oluşturduğu iz. Tırtıl. Pist. Takip etmek. Perde halkalarının hareket ettiği demir yol. Perde yolu. Ses yolu. İzini takibetmek. Atletizm, bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Pedestrian zone : Yaya bölgesi.

Entrance : Atılma. Girme. Giriş hakkı. Giriş. Kapı. Sahneye çıkma. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Giriş ücreti. Büyülemek. Esritmek.

Threshold : Sinirlerde impulsun başladığı zar potansiyelinin kritik değeri. bir olayın olabilmesinden önce ulaşılan değer ya da seviye, ses eşiği gibi. Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri. Başlangıç. Eşiklemek. Sınır. Kapı eşiği. Çözünürlük sığası (ayrımsama). Eşik değer. Eşik. Sus eşiği.

Lanes : Kulvar. Yol şeridi. Dar yol. Şerit. Rota. Keçi yolu.

Paths : Pist. Yol. Yörünge. Meslek.

Gate : Gişe hasılatı. Kapıyı gösterme. İşten çıkarma. Bahçe kapısı. Kanal kapağı. Boğaz. Giriş kapısı. Kapak. Bir ya da birden çok girişi ve bir çıkışı olan mantıksal öğe. bk. ve geçidi, ya geçidi. Kovma.

Doorframe : Kapı kasası. Kapı pervazı. Dikdörtgen şeklindeki kapı çerçevesi. Kapı çerçevesi.

 

Alley : Pasaj. Ağaçlı yol. Gezi yolu. Genellikle, kent ve kasabalardaki geziliklerin içinde ve yakınında yer alan, insanların özellikle çocukların doğaya yaklaşma özlemlerini, taşıtlarla karşılaşma çekincesi olmaksızın gidermeyi amaçlayan dar yol. Misket. Dar sokak. Ale. Ara sokak. Ağaçlıklı yol.

Footway synonyms : outside door, room access, article of clothing, footways, pathway, pavement, pedestrian passage, wearable, walkway, pavements, sidewalk, casing, footpaths, footpath, entryway, trails, wall, doorstep, pavings, sidewalks, hose, walkways, exterior door, alleys, the safety zone, banquette, trottoir, trail, path, clothing, doorsill, vesture, crossing points.

Footway ingilizce tanımı, definition of Footway

Footway kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A passage for pedestrians only.