Transcription factor türkçesi Transcription factor nedir
- Transkripsiyon faktörü.
- Transkripsiyonun başlamasını düzenleyen herhangi bir enzim.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Transcription factor ingilizcede ne demek, Transcription factor nerede nasıl kullanılır?
Transcription : Suret. Herhangi bir dna iplikçiğinin peş peşe nükleotitlerini kopyalayarak tamamlayıcı rna kopyası yapma olayı. Transkripsiyon. Baz çifti teşkili kuralına göre rna polimeraz enzimi ile herhangi bir dna ipliğinin peş peşe nükleotitlerini kopyalayarak tamamlayıcı rna kopyası yapma olayı. Kayıt. Kaydetme. Kopya çıkarma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rna polimeraz enzimi vasıtasıyla kalıp dna'dan rna ipliğinin sentezlenmesi. Uyarlama.
Factor : Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Etmen. Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri. bk. etken çözümlemesi. Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş. Faktör. etken. Çarpan. Aracı kuruluş. Eleman. Öğe. Etken.
Transcription control region : Genlerin transkripsiyonunu düzenleyen bütün cis aktif dna dizileri. Transkripsiyon kontrol bölgesi.
Transcription machine : Çevriyazı makinesi. Yazıya dönüştürme makinesi.
Transcription unit : Transkripsiyon birimi. Rna polimerazla sürekli ve tek bir mrna ipliğine kaydolan bir ya da daha çok gen içeren dna ipliği ya da kromozom parçası.
Transcriptional : Dna'nın tamamlayıcı bir rna dizinine uyarlanması süreci ile alakalı (genetik). Transkripsiyonel. Uyarlama eylemine ilişkin. Uyarlama ile alakalı.
İngilizce Transcription factor Türkçe anlamı, Transcription factor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Transcription factor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli.
Transcription factor synonyms : abramis zone, abiotic factor, abambulacral area, abductor muscle, acacia, a cells.

Bu kısımda Transcription factor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Transcription factor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Transcription factor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Transcription factor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.