Transitivity türkçesi Transitivity nedir

  • Şekil değiştirme.
  • Geçişkenlik.
  • Bir ölçme aracıyla ölçülmüş nesneler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan ve "a, b'den büyük ve b, c'den büyükse a, c'den büyük olmalıdır" biçiminde dile getirilen kural, bk. sıralayıcı ölçek.
  • Geçişme.
  • Geçişlilik kuralı.
  • Fanilik.
  • Geçicilik.
  • Geçişlilik.

Transitivity ingilizcede ne demek, Transitivity nerede nasıl kullanılır?

Transitivize : Şekil değiştirmek.

Transitive : Geçişli. Geçişken. Geçişli (eylem). Geçiren. Geçen.

Transitive expression : Geçişli ifade.

Transitive property : Geçişme özeliği.

Transitive relation : Geçişli bağıntı. Geçişken bağıntı.

Intransitives : Geçişsiz (eylem). Geçişsiz. Nesnesiz. Nesnesiz fiil. Geçişsiz fiil.

Transitive trust : Geçişli güven.

Transitiveness : Fanilik. Geçicilik. Şekil değiştirme.

Make intransitive : Geçişsiz hale getirmek.

Intransitive verb : Geçisisz fiil. Gösterdiği oluş ve kılış yapana yönelen, yani özneyi etkileyen ve nesne istemeyen fiil: gel-, uyu-, yat-, kal- gibi. mümtaz nuranı her eve bırakışında bunu sonuncu zannederek korkardı (a. h. tanpınar, huzur, s. 189). yağmur altında nereye gittiğinin farkında olmadan yürüyordu (a. h. tanpınar, huzur s. 20). herşey bu baş döndürücü dönüşte küçülüyor, ufalıyor, renk ve mahiyetini diğiştiriyor, garip bir pelte, suad’ın sefil ve bulaşık şahsiyetinin iğrenç hamuru haline geliyor… (a. h. tanpınar, göst. e., s. 205). tutuşan yüreklerinden kopan ateş damlalarıyla ağladılar (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar, s. 45). gün batıyor; sevgili, korkun gönlümde doğuyor (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar: yakarış, s. 149). bak… sızan göz yaşları ne ağlıyor?… sızlayan yürekler ne inliyor? (a. h. müftüoğlu, göst. e., s. 151). o güldüğü zaman insanın yüzüne bütün saffeti, kadınlığıyla bakar (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 97). vb. karşıtı geçişli fiil’dir. Geçişsiz eylem. Hiçbir zaman dolaysız nesne ile birlikte olmayan fiil (gelmek, oturmak, yürümek, vs.). Geçişsiz fiil.

 

İngilizce Transitivity Türkçe anlamı, Transitivity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transitivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crossing : Yaya geçidi. Kesit. Kavşak. Deniz yolculuğu. Yol kesişmesi. Üzerinden geçme. Geçiş. Kesme. Geçit.

Transivity : A, b ve c gibi üç mal sepeti olduğu varsayımı altında, tüketicinin a’yı b’ye, b’yi de c’ye tercih etmesi durumunda a’yı c’ye tercih edeceğini kabul eden tüketici tercihlerine ilişkin rasyonellik aksiyomlarından biri. krş. bütünlük, seçim.

Transformation : Veri seti normal dağılımdan uzak olduğunda, verileri daha farklı bir ölçüm skalasında logaritmik, karekök gibi matematiksel bir fonksiyon yardımıyla tüm ham veriyi normal dağılım elde etmek üzere dönüşüme uğratma işlemi. Dönüştürme. Değiştirim (şeklen). Bilişim, biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Transformasyon. Verideki anlamı değiştirmeksizin verinin biçimini, belirlenmiş kurallara göre, değiştirmek. Dünya halkbiliminde bir amacı gerçekleştirmek, cezadan kaçınmak ya da yarışma kazanmak amacıyla genellikle büyüsel yollarla, insan, hayvan, nesne ve doğaüstü güçlerin birbirlerinin biçim ve görevlerini alabileceklerine ilişkin evrensel halk inancı, bk. halkbilim, büyü, dönüşümcü, dönüşümcülük. Tahavvül. Serbest dna’nın bir bakteriden diğerine aktarılması. Dönüşüm.

 

Impermanence : Fani olma durumu. Süreksizlik. Devam etmeyiş. Geçici olma durumu. Sürekli olmama durumu.

Osmosis : Su moleküllerinin yarı geçirgen zar aracılığıyla düşük yoğunluktaki çözeltiden yüksek yoğunluktaki çözeltiye geçmesi, ozmos, ozmoz. Bir sıvıyı tümüyle geçirmeyen bir zardan, ancak o sıvı içindeki kimi tür özdeciklerin geçmesi olayı. Yarı geçirici zarlardan suyun veya bir çözeltinin az yoğun çözeltiden çok yoğun tarafa geçmesi. Ozmos. Osmoz. Ozmoz. Çeşitli gazların geçişmeleri. Yarıgeçirgen bir zarla ayrılmış, derişimleri ayrı çözeltiler arasında gözlenen ve seyreltik bölgedeki çözücünün, zardan derişik bölgeye kendiliğinden geçme olayı. Yarı geçirgen bir zar varlığında, su moleküllerinin, yüksek konsantrasyonlu çözelti tarafına geçmesi. Geçişim.

Ephemerality : Geçici şey. Çok kısa bir süre devam etme vasfı. Gelip geçicilik.

Intermixing : Birbirine karışmak. Karıştırmak. Birbirine karıştırma.

Transfiguration : Şekil değişimi. Başkalaşım. Şeklini değiştirme. Tecelli yortusu. Tecelli.

Fleetness : Çeviklik.

Transivity assumption : A, b ve c gibi üç mal sepeti olduğu varsayımı altında, tüketicinin a’yı b’ye, b’yi de c’ye tercih etmesi durumunda a’yı c’ye tercih edeceğini kabul eden tüketici tercihlerine ilişkin rasyonellik aksiyomlarından biri. krş. bütünlük, seçim.

Transitivity synonyms : logical relation, grammatical relation, mathematical relation, transiencies, gradation, deformations, momentariness, transmogrification, temporalities, transmogrifications, temporality, exosmosis, osmoses, deformation, morphing, change of shape, gradations, fleetingness, blend, metamorphism, tentativeness, transiency, transitiveness, adventitiousness, temporariness, transitoriness, transformations, transience, finiteness, metamorphisms, caducity, fugacity, deciduousness.

Transitivity zıt anlamlı kelimeler, Transitivity kelime anlamı

Transitivity antonyms : intransitivity.