Transitive türkçesi Transitive nedir

Transitive ile ilgili cümleler

English: A complete intransitive verb takes neither complement nor object.
Turkish: Tam geçişsiz fiiller ne tümleç ne de nesne alır.

Transitive ingilizcede ne demek, Transitive nerede nasıl kullanılır?

Transitive expression : Geçişli ifade.

Transitive property : Geçişme özeliği.

Transitive relation : Geçişli bağıntı. Geçişken bağıntı.

Transitive trust : Geçişli güven.

Transitive verb : Geçişli eylem. Söz içindeki bir varlık veya nesneyi etkileyen, yani nesne isteyen fiil: aç- (kitabı açmak), dik- (elbiseyi dikmek), aş- (engeli aşmak), çöz- (düğümü çözmek), sev- (geziyi sevmek), iç- (süt içmek, çorba içmek), yaz- (kitap yazmak), kıy- (sebzeyi kıymak, insana kıymak, paraya kıymak) vb. bütün bunları düşünürken birden yeryüzünü hatırladım (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 80). elini, karıştırılan yemeğin üzerinde kuruyan bir kaşık gibi uzattı (a. h. tanpınar, huzur, s. 127). hayat etrafında döneceği değerleri bulur, düşünce, etrafında yüzünü çevirmiş bir cemaat görür (a. h. tanpınar, huzur, s. 225). hüseyin bey, oturduğu iskemlede bacaklarını uzatmış, keyifli ve tam bir güvenle onları süzüyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 183). güzel kadın başını ağır ağır kaldırdı gözlerinin yeşil nurunu ağır ağır serpti (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar, s. 148). vb. karşıtı geçişsiz fiil’dir. Geçişli fiil.

 

Intransitive verb : Gösterdiği oluş ve kılış yapana yönelen, yani özneyi etkileyen ve nesne istemeyen fiil: gel-, uyu-, yat-, kal- gibi. mümtaz nuranı her eve bırakışında bunu sonuncu zannederek korkardı (a. h. tanpınar, huzur, s. 189). yağmur altında nereye gittiğinin farkında olmadan yürüyordu (a. h. tanpınar, huzur s. 20). herşey bu baş döndürücü dönüşte küçülüyor, ufalıyor, renk ve mahiyetini diğiştiriyor, garip bir pelte, suad’ın sefil ve bulaşık şahsiyetinin iğrenç hamuru haline geliyor… (a. h. tanpınar, göst. e., s. 205). tutuşan yüreklerinden kopan ateş damlalarıyla ağladılar (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar, s. 45). gün batıyor; sevgili, korkun gönlümde doğuyor (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar: yakarış, s. 149). bak… sızan göz yaşları ne ağlıyor?… sızlayan yürekler ne inliyor? (a. h. müftüoğlu, göst. e., s. 151). o güldüğü zaman insanın yüzüne bütün saffeti, kadınlığıyla bakar (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 97). vb. karşıtı geçişli fiil’dir. Geçişsiz eylem. Hiçbir zaman dolaysız nesne ile birlikte olmayan fiil (gelmek, oturmak, yürümek, vs.). Geçisisz fiil. Geçişsiz fiil.

Make intransitive : Geçişsiz hale getirmek.

Intransitives : Geçişsiz (eylem). Geçişsiz. Nesnesiz fiil. Nesnesiz. Geçişsiz fiil.

Transitivity : Şekil değiştirme. Geçişme. Geçişkenlik. Bir ölçme aracıyla ölçülmüş nesneler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan ve "a, b'den büyük ve b, c'den büyükse a, c'den büyük olmalıdır" biçiminde dile getirilen kural, bk. sıralayıcı ölçek. Fanilik. Geçicilik. Geçişlilik. Geçişlilik kuralı.

 

Transitivize : Şekil değiştirmek.

İngilizce Transitive Türkçe anlamı, Transitive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transitive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transitively : Geçişli olarak. Şimdilik. Geçici olarak. Ara dönemde.

Exceeder : İfrata kaçan. Çok ileri giden. Haddini aşan. Aşan. Üstün olan. Başkalarını geçen.

Late : Ölü. Merhum. Müteveffa. Gecikmiş. Son zamanlardaki. Tehirli. Geç kalan. Her zamanki. Son zamanlarda olan. Eski.

Passing : Ölme. Geçme. Geçit. İntikal. Gitme. Ölüm. Vefat. Kısa süren. İlerleyen.

Permeate : Geçmek. Sinmek. Nüfuz etmek. Süzüntü. Yayılmak. Süzmek. Sızmak. İçine işlemek.

Former : Sabık. Biçimlendirici. Evvelsi. Evvelki. Öncel. Kalıpçı. Eski. İlk. İlk söylenen.

The former : Biçimlendirici. Gövde uçak. Öncel. Evvelsi. Önceki. Kalıpçı. Evvelki. İlk bahsedilen. İlk.

Exceeders : Haddini aşan. Aşan. İfrata kaçan. Başkalarını geçen. Üstün olan. Çok ileri giden.

Permeant : Geçirgen olma eğiliminde. Geçebilen. Geçirgen.

Transitional : Transisyonel. Muvakkat. Dönüştürülebilir. Hareket eden. Geçişle ilgili. Geçişe veya değişikliğe ait.

Transitive synonyms : transitive verb form, doubly transitive verb form, doubly transitive verb, conducting, passed, transitive verb, other, past, verb, elapsed, the other, permeates.

Transitive zıt anlamlı kelimeler, Transitive kelime anlamı

Intransitive : Geçişsiz fiil. Nesnesiz. Nesnesiz fiil. Geçişsiz. Geçişsiz (eylem).

Transitive ingilizce tanımı, definition of Transitive

Transitive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the power of making a transit, or passage.