Exceeder türkçesi Exceeder nedir

  • Haddini aşan.
  • Geçen.
  • Aşan.
  • Başkalarını geçen.
  • Üstün olan.
  • İfrata kaçan.
  • Çok ileri giden.

Exceeder ingilizcede ne demek, Exceeder nerede nasıl kullanılır?

Exceeders : Başkalarını geçen. Aşan. Üstün olan. Haddini aşan. Çok ileri giden. İfrata kaçan. Geçen.

Exceeded : Aşırıya kaçmak. İleri gitmek. Sınırı aşmak. Geçmek. Aşmak. Haddini aşmak. Aşıldı.

Exceeded his authority : Resmi hak ve yetkilerini aşan. Yetkilerini aşan.

Exceeded the limits : Kısıtlamaları ve engelleri aşan. Limitleri aşan. Sınırların ötesine geçen.

Error limit exceeded : Hata sınırı aşıldı.

Exceeding the budget : Aşırı harcama. Bütçeyi aşma. Bütçede ayrılandan fazlasını harcama.

Exceeding the speed limit : Hız limitini aşma. Kanunen izin verilenden daha süratli gitme.

Exceed expectations : Beklentileri aşmak. Tahmin edilenden fazla olmak. Umulanın ötesine geçmek.

Number of bullets should not exceed : Slayttaki en fazla madde imi sayısı.

Exceeding : Aşkın. Çok. Olağanüstü. Ölçüsüz. Aşma. Aşırı.

İngilizce Exceeder Türkçe anlamı, Exceeder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exceeder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Permeant : Geçirgen olma eğiliminde. Geçebilen. Geçirgen.

 

Overgrow : Sığmamak. Küçük gelmek. Çok büyümek. Fazla büyümek. Çabuk büyümek. Kartlaşmak. Kaplamak. Sarmak. Birbirini örtecek derecede büyümek (bitkiler).

Surpassing : Emsalsiz. Üstün. Basit. Baskın. Üstün çıkma. Baskın çıkan. Eşsiz.

Excel : Çok iyi olmak. Sivrilmek. Gölgede bırakmak. Cebinden çıkarmak. Sivrilmek (argo terim). Geçmek. Başarı göstermek. Üstün olmak.

Permeates : Sinmek. Nüfuz etmek. Süzüntü. Süzmek. Yayılmak. İçine işlemek. Sızmak. Geçmek.

Infractor : İhlalde bulunan. Bir sorumluluk veya zorunluluğu ihlal eden. İhlal eden. Çiğneyen. Suç işleyen.

Passed : Uzatmak. Dönüşmek. Geçirmek. Açmak (kilit). Vermek. Geçti. Piyasaya sürmek. Geçmiş. Bildirmek.

Transitional : Transisyonel. Geçici. Çabuk geçen. Geçişe veya değişikliğe ait. Geçişken. Dönüştürülebilir. Muvakkat. Geçişli.

The former : İlk söylenen. Kalıpçı. Evvelki. İlk bahsedilen. Evvelsi. Öncel. Gövde uçak. İlk. Biçimlendirici.

Pass : Bitmek. Pas vermek. Açmak (kilit). Derbent. Dinmek. Dönüşmek. Piyasaya sürmek. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Geçirmek. Geçiş izni.

Exceeder synonyms : go past, exceeders, stand out, former, late, surpass, transitive, presuming, transcend, overstep, passing, elapsed, other, extremer, past, permeate, the other, top.

Exceeder ingilizce tanımı, definition of Exceeder

Exceeder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who exceeds.