Transliteration türkçesi Transliteration nedir

  • Başka alfabeyle yazma.
  • Çevirme yazı.
  • Herhangi bir alfabeyle yazılmış olan bir metindeki harfleri, belirttikleri seslerin niteliklerini dikkate almadan yalnızca karşılıklarını gösterme; bir metni harf çevirimine dayanarak başka bir yazı ile yazma. köktürk alf. türk (türük); uygur alf. (t(e)ngri; ar. (k(i)tab) vb.
  • Harf çevrimi.
  • Transliterasyon.
  • Bir yazı sistemine göre yazılmış bir kelimenin veya bir metnin, o yazıdaki işaret değerlerini koruyarak başka bir yazıya aktarılması. bu aktarma alfabetik yazı sisteminde her harfin, hece yazı sisteminde her hecenin, ideografik yazı sisteminde her ideografinin, bunlara karşılık olan eden özel birer harf veya işaretle karşılanması şeklindedir. söz gelişi arap harfleri ile yazılmış olan || mısraının çevirme yazı ile karşılanışı döker gözüm yaşın şeylab her dem biçimindedir.
  • Harf çevirisi.
  • Gramer alanında kullanılır.
  • Damga çevirisi.
  • Karakter çevirisi.
  • Transkripsiyon.

Transliteration ile ilgili cümleler

English: The languages that have obtained transliteration in the Tatoeba Project are Japanese, Chinese, Shanghainese, Georgian and Uzbek.
Turkish: Tatoeba projesinde çevirisi yapılan diller Japonca, Çince, Şangayca, Gürcüce ve Uzbekçedir

English: Sysko, will you fix the Uzbek transliteration tomorrow?
Turkish: Sysko, yarın Özbekçe harf çevirisini onaracak mısın?

 

Transliteration ingilizcede ne demek, Transliteration nerede nasıl kullanılır?

Transliterations : Transliterasyon. Harf çevirisi. Çevirme yazı. Damga çevirisi. Başka alfabeyle yazma. Karakter çevirisi.

Transliterating : Başka alfabeyle yazmak. Başka dilde yazmak. Karakter karakter çevirmek. Karakter değiştirmek. Başka alfabe ile yazmak. Damga değiştirmek. Karakter dönüştürmek.

Transliterate : Karakter dönüştürmek. Başka alfabeyle yazmak. Karakter değiştirmek. Damga değiştirmek. Karakter karakter çevirmek. Veriyi damga damga çevirmek. Başka alfabe ile yazmak. Başka dilde yazmak.

Transliterated : Başka dilde yazmak. Başka alfabe ile yazmak. Karakter değiştirmek. Damga değiştirmek. Karakter dönüştürmek. Karakter karakter çevirmek. Başka alfabeyle yazmak.

Transliterates : Başka alfabe ile yazmak. Karakter dönüştürmek. Başka alfabeyle yazmak. Karakter değiştirmek. Karakter karakter çevirmek. Damga değiştirmek. Başka dilde yazmak.

Transliterator : Bir diğer dilden harfler kullanarak bir dilden kelimeler yazan kimse (ör: latince harfler kullanarak yunanca kelimeler yazmak).

İngilizce Transliteration Türkçe anlamı, Transliteration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transliteration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transcriptions : Kopya. Kayıt. Kaydetme. Uyarlama.

Accent intensive : Söz içinde çoğu zaman vurguyu üzerinde taşıyan hecenin daha şiddetli vurgulanmasıyla, bir maksadın, bir duygunun daha iyi belirtilmesini sağlayan vurgu: yazlığa bu hafta mı taşınıyor sunuz? hayır, gele ıcek hafta; bu sevimsiz olaylar karşısında adamcağız ımahvoldu; bu gayretler yapıldı ama sonuç olarak ıhiçbir şey getirmedi; ıamma da yaptınız, dedi, siz hiç hasta görmediniz mi? vb. Pekiştirme vurgusu.

 

Active voice : Yüklemin belirttiği işin özne tarafından doğrudan doğruya yapıldığını gösteren eksiz fiil çatısı, yalın çatı: ak-, belir-, biç-, eski-, duy-, kurtul-, kısal-, sabahla- vb. fiiller özneleri ve çekimli durumları ile birer etken çatı oluştururlar: arka sokaktaki dere bu yıl hiç kurumadı, hep aktı. hava (özne) karardı ve akşam oldu. kayıkçılar, (özne) kayığı kıyıya çektiler. şiddetli rüzgar (özne) ağacın dallarını kırdı. ömrümüz boyunca emek sarfettiniz. bir aralık böyle uyurken müthiş bir gürültü ile uyandım (özne: ben, h.z. uşaklıgil, kırk yıl ı, s. 41). o (özne) hızlı yürüdü, ben (özne) kaçtım (p. safa, şimşek, s. 23). büyük bakan (özne) esrarlı şeyleri çok severdi (göst.e., s. 23) vb. karşıtı edilgen çatı’dır. Etken çatı. Aktif ses. Düz çatı. Aktif çatı.

Abstract noun : Soyut ad. Soyut fikir veya kavram temsil eden isim (örneğin, bağımsızlık, öfke, aşk). Varlığı düşünce yoluyla kabul edilen ve söylendiğinde, zihinde belli bir görüntü veya tasavvur uyandırmayan kavramın adı: soy, ün, düz, korku, söz, bilgi, gönül, kötülük, güzellik, doğruluk vb. karşıtı somut ad’dır. Oyut ad. Soyut isim.

Ablaut : Ünlü atlaması. Ses değişimi. Ünlü almaşması. Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. ayrıca bk. ünlü uyumu.

Action verb : Hareket veya eylem fiili. Cümlede yüklemin gösterdiği işin yapma niteliği taşıdığını, yapanın dışında bir nesneye yöneldiğini gösteren fiil: al-, bil-, getir-, derle-, düşün-, kaz-, yaz-, taşı- vb. Eylem fiili. (gramer) eylem veya hareket belirten yüklemin merkezi olan kelime. Kılış fiili.

Actif : Etken fiil. Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiil’dir. bk. etken çatı.

Adjectival construction : Somut, soyut adları ve kavramları çeşitli yönleriyle nitelemek veya belirtmek maksadıyla ve ona bağlı sıfatın tamlama dizilişinde oluşturduğu söz grubu. bu dizilişte sıfat tamlayan, sıfat tarafından nitelenen veya belirtilen ad tamlanan görevindedir: evet, pekala biliyorum ki, bir gün ben her şeyi bırakıp bu küçük yola dalarsam onun bittiği yerde bütün saadet ve hasretlerimi, eski yaşanmış rüyalarımı bulacağım, temiz, yepyeni, mesut bir adam olacağım (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: bir yol, s.123). bu kötü günlerinde gülsüm’e bir ana gibi bakıyordu (r.n. güntekin, kızılcık dalları, s.29). tahir ağa, bugüne kadar üç nesil yetiştirmişti (r. n. güntekin, göst.e., s.29). sonra kızgın, dumanlı bir grup oldu; ezan sesleri arasında kısık, uyuşuk lambalar birer birer yanıp kasabayı kasvetli bir gece sardı (r.h.karay, memleket hikayeleri: şeftali bahçeleri, s.33). ben bu rüyayı on yedi yaşımda iken görmüş ve onu senelerce şehir şehir, sokak sokak aramış, daha ilk karşılaşmamızda, göğsüm daralarak: “işte bu odur!” demiştim (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 35) vb. Sıfat tamlaması.

Active verb : Etken fiil. Etken eylem. Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiil’dir. bk. etken çatı.

Transliteration synonyms : written text, transliterations, transcription, ablative, adjektive, adams apple, accentuation, accent of group, transcript, accidence, accusative, action noun, transcripts.

Transliteration ingilizce tanımı, definition of Transliteration

Transliteration kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or product of transliterating, or of expressing words of a language by means of the characters of another alphabet.