Tread water türkçesi Tread water nedir

  • Sinek avlamak.
  • Suya basmak.
  • Hareket etmeksizin zar zor güçbela durumu idare etmek.
  • Havanda su dövmek.
  • El ve ayakların hafif hareketiyle su içinde dik durmak.
  • Hiçbiryere hareket etmeksizin başını suyun üzerinde tutmak.

Tread water ile ilgili cümleler

English: In order to swim, you have to learn to tread water first.
Turkish: Yüzme öğrenmek için öncelikle suda yürümeyi öğrenmelisin.

Tread water ingilizcede ne demek, Tread water nerede nasıl kullanılır?

Tread : Ayak sesi. Basamak yüzü. Pedallar arası açıklık. Yürüyüş. Ezmek. Ayakla ezmek. Çiftleşme (erkek kuş). Ayakkabı tabanı. Dingil genişlği. Çiğnemek.

Water : Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Sulandırmak. Sulanmak. Su. Su vermek. Suluboya. Göz sulanmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Sulamak. Yaşarmak.

Tread board : Basamak.

Tread down : Ayak altında çiğnemek.

Tread lightly : Ayağını denk almak. Ölçülü davranmak. Hafifçe basmak. Ayağını denk al.

Tread on : Basmak. -e basmak. Üzerine basmak. Çiğnemek. Üzerinde yürümek. Üstüne basmak.

İngilizce Tread water Türkçe anlamı, Tread water eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tread water ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat the air : Akıntıya kürek çekmek. Boşuna uğraşmak.

Carry coals to newcastle : Tereciye tere satmak. Birisini ikna etmeye çalışmak. Körler mahallesinde ayna satmak. Denize su taşımak. Zaten bir maddenin bolca bulunduğu bir yere o maddeden götürmek (antartika'ya buz götürmek gibi). Newcastle'a kömür taşımak.

Potter about : Ufak tefek işlerle uğraşmak. Ufak işlerle oyalanmak. Oyalanmak.

Carry coal to newcastle : Denize su taşımak. Tereciye tere satmak.

Flog a dead horse : Havanda su dökmek. Ölü atı kırbaçlamak. Boşa kürek çekmek. Boşa kürek sallamak. Zamanını ve enerjisini boşa harcamak. Boşa uğraşmak. Zamanını boşa harcamak. Boşa nefes tüketmek. Isıtıp ısıtıp önüne getirmek.

Pottered : Georgia eyaletinde şehir. Vakit geçirmek. Ufak işlerle oyalanmak. New york eyaletinde yerleşim yeri. Çömlekçi. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Oyalanmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Messing about : Oynayıp durmak.

Catch flies : Ağzını açıp şaşkın şakın bakmak.

Beat a dead horse : Artık sorun vermeyecek bir işle uğraşmak. Halihazırda çözülmüş bir meseleyle uğraşmak. Isıtıp ısıtıp önüne getirmek. Boşuna çene yormak. Lafı uzatmak. Boşa uğraşmak. Ölü bir ata vurmak. (argo terim) gelmiş geçmiş bir işle uğraşmak. Boşa kürek çekmek.

Kill time : Zaman öldürmek. Zaman geçirmek. Oyalayıcı. Vakit geçirmek. Vakit öldürmek. Zaman öldürücü.

Tread water synonyms : pottering, mess about.