Treasurership türkçesi Treasurership nedir

Treasurership ingilizcede ne demek, Treasurership nerede nasıl kullanılır?

Treasurers check : Hazine çeki.

Treasurers : Hazinedar. Veznedar. Hazine sorumlusu. Mali işler sorumlusu.

Treasurer : Mali işler sorumlusu. Veznedar. Hazine sorumlusu. Kasadar. Baş mali yönetici. Veznedarlık. Mali işlere bakan kişi. Haznedar. Hazinedar.

İngilizce Treasurership Türkçe anlamı, Treasurership eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treasurership ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bursars : Okul veznedarı. Vezne. Burs görevlisi. Okul muhasebecisi. Burslu öğrenci. Sayman. Muhasebeci (üniv.). Muhasebeci. Bursiyer.

Post : Sonraki. Makam. Postalamak. Sonrası. Posta ile göndermek. Afişe etmek. Sonra. İlan yapıştırmak. Vazifelendirmek. Bildirmek.

Place : Mahal. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Yerleşim yeri. Mekan. Vermek (para). Oturtmak. Hane. Yerleştirmek. İş.

Treasurer : Baş mali yönetici. Mali işler sorumlusu. Veznedar. Mali işlere bakan kişi. Hazinedar. Kasadar. Haznedar. Hazine sorumlusu.

Berth : Yatak. Demir yeri. Açıklık. Palamarla bağlamak. Görev. Rıhtıma bağlamak. Yatak yer vermek. Gemici ranzası. Limana girmek. Yatacak yer bulmak.

 

Tellership : Kasadarlık.

Spot : Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Lekelemek. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Peşin işlem. Yerini saptamak. Alacalamak. Beneklemek. Işıldak. Benek. Yerine koymak.

Position : Hal. Bir dizgide, bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Konumlanmak. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Yerini belirlemek. Yer. Makam. Pozisyon.

Situation : Mevki. Yağday. Vazife. Görev. Konum. Hal. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Şartlar. Yer. Memuriyet.

Billet : Not. Konaklatmak (askeri terim). Konak yeri. Pusula. Baraka. Konaklatmak. Ödev. Kütük. Vazife. Konaklama yeri.

Treasurership synonyms : bursar, office.

Treasurership ingilizce tanımı, definition of Treasurership

Treasurership kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office of treasurer.