Tree shrews türkçesi Tree shrews nedir

  • Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımından, yapılan sincaba benzeyen, ağaçlarda yaşayan, böcek ve meyve yiyen türlere sahip bir familya.
  • Sivri sincapçıkgiller.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Tree shrews ingilizcede ne demek, Tree shrews nerede nasıl kullanılır?

Tree : Ağaç şeklinde kristalleşme. Gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 3 m'den daha uzun olan çok yıllık bitkiler. Çıkmaza sokmak. Darağacı. Odunsu kök, gövde ve dallarla yapraklardan oluşan, uzun ömürlü, gelişkin bitki. Çarmıh. Bilişim, biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Çizimsel gösterimi, bir dizi dallanmalardan oluşması bakımından, bir ağaca benzeyen veri yapısı. Ağaca çıkarmak. Ağaçtan.

Shrews : Sivrifare. Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımından, ağızları hortum gibi uzamış, kuyruklarının dibinde hoş olmayan bir koku salgılayan koku bezleri bulunan, tüyleri yumuşak, küçük hayvanlarla beslenen türlere sahip bir familya. Cadaloz. Şirret kadın. Cırlak. Acuze. Şirret. Soreksgiller. Eli maşalı.

Tree age : Ağaç yaşı.

Tree and directory : Ağaç ve dizin.

Tree branch : Ağaç dalı.

Tree breeding : Ağaç ıslahı.

İngilizce Tree shrews Türkçe anlamı, Tree shrews eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tree shrews ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Tree shrews synonyms : a chromosome, a protein, aardvarks, acacia, aardvark, abductor muscle.