Trigonometry türkçesi Trigonometry nedir

  • Bir üçgenin altı öğesinden üçü verildiğinde, üçgenölçüsel oranlar yardımıyla bilinmeyen öbür öğeleri hesaplamaya yarayan uzbilim dalı.
  • Trigonometri.
  • Üçgenölçüm.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Üçgenölçü.

Trigonometry ingilizcede ne demek, Trigonometry nerede nasıl kullanılır?

Spherical trigonometry : Küresel trigonometri. Küresel üçgenölçömü. Küresel üçgenlerin kenarları ile açıları arasındaki bağıntıyı inceleyen bilim.

Trigonometric : Trigonometrik.

Trigonometric equation : Trigonometrik eşitlik. Trigonometrik denklem. Kenarlar ve açılar arasındaki ilişki ile alakalı olan eşitlik veya denklem.

Trigonometric function : Trigonometrik işlev. Trigonometrik fonksiyon. Trigonometrik fonksiyonlar.

Trigonometric ratios : Trigonometrik oranlar.

Antitrigonometric functions : Ters trigonometrik fonksiyonlar.

Relative trigonometric parallax : Bir yıldızın belli bir yıldız topluluğuna göre ölçülen ıraklık açısı. Bağıl ıraklık açısı.

Inverse trigonometric functions : Ters trigonometrik fonksiyonlar.

Trigonometric series : Trigonometrik seri. Trigonometrik dizi.

Antitrigonometric : Ters trigonometrik. Antitrigonometrik.

İngilizce Trigonometry Türkçe anlamı, Trigonometry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trigonometry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Triangulation : Üçgenlere ayırma. Üçgenlere bölme. Üçgenleme. Nirengi. Nirengi teşkili. Üçgenleştirme. Triangülasyon. Ölçme veya inceleme için üçgenlerin kullanımı.

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi.

Accelerometer : Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvme ölçme aleti. Hızlanma ölçer. İvmeyi ölçen aygıt. İvme ölçer. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). Akselerometre. İvmeölçer.

Trigs : Frenlemek. Çeki düzen vermek. Tekere taş koymak. Şık. Köstek. Güzelleştirmek. Tekerleğin dönmesi engellemek. Temiz giyimli. Güvenilir.

Absorptivity : Soğurma katsayısı. Yutuculuk. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emme yetkesi. Soğurabilirlik. Emebilirlik. Emicilik. Emme kapasitesi. Emme sığası. Yutma katsayısı.

Absorption edge : Soğurum kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Absorpsiyon kenarı.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği.

Absolute zero : Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Salt sıfır. Mutlak sıfır.

 

Absorptiometer : Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Absorbsiyometre. Soğurma cihazı. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurumölçer.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Trigonometry synonyms : trigging, absolute magnitude, absorption band, trig, absolute units, accumulation coefficient, abcoulomb, abampere, pure mathematics, absolute concentration, absorption loss, spherical trigonometry.

Trigonometry ingilizce tanımı, definition of Trigonometry

Trigonometry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That branch of mathematics which treats of the relations of the sides and angles of triangles, which the methods of deducing from certain given parts other required parts, and also of the general relations which exist between the trigonometrical functions of arcs or angles.