Spherical trigonometry türkçesi Spherical trigonometry nedir

  • Uzay alanında kullanılır.
  • Küresel üçgenlerin kenarları ile açıları arasındaki bağıntıyı inceleyen bilim.
  • Küresel trigonometri.
  • Küresel üçgenölçömü.

Spherical trigonometry ingilizcede ne demek, Spherical trigonometry nerede nasıl kullanılır?

Spherical : Küre biçiminde. Toparlak. Küresel. Sferik. Yuvarlak. Sferikal. Küre şeklinde. Yuvarsal.

Trigonometry : Üçgenölçü. Üçgenölçüm. Bir üçgenin altı öğesinden üçü verildiğinde, üçgenölçüsel oranlar yardımıyla bilinmeyen öbür öğeleri hesaplamaya yarayan uzbilim dalı. Trigonometri.

Spherical aberration : Küresel görüntü bozulması. Küresel bozulma. Küresel şekilden gelen optik hata. Küresel aberasyon. Küresel sapma. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Küresel sapınç. Yuvarsal sapınç. Mercek ve aynaların çeşitli bölgelerinin farklı odak uzaklığına sahip olması. Bir konudan gelen ışınların, aynı odak noktasında kesişmemelerinden dolayı görüntünün kenarlarında seçikliğin bozulması biçiminde ortaya çıkan mercek kusuru.

Spherical angle : Küresel açı. Bir kürenin iki büyük çemberinin kesim noktasında çemberlere çizilen iki teğet arasındaki açı; iki büyük çemberin iki düzlemli açısı.

Spherical astronomy : Gökbilimin bir kolu. gökcisimlerini gökküresi üzerinde birer nokta olarak alan, küre üzerindeki yerlerini, devinmelerini, aralarındaki uzaklıkları (açı olarak) inceleyen bilim. Küresel gökbilim. Küresel astronomi.

 

Spherical bacterium : Kok. Küresel biçimdeki bakteri hücresi.

İngilizce Spherical trigonometry Türkçe anlamı, Spherical trigonometry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spherical trigonometry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute orbit : Salt yörünge. İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.

Absolute brightness : Salt parlaklık. Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Aerolite : Meteorit. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Havataşı. Taşımsı göktaşı. Göktaşı. Meteorit veya meteor taşı. Aerolit.

Albedo : Beyazlık derecesi. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Albedo. Aklık (astronomi terimi). Aklık derecesi (astronomi terimi). Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık derecesi. Aklık dercesi. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı.

Absolute value : Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Mutlak değer. Salt değer. Saltık değer.

 

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Airglow : Gök aydınlığı. Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı.

Accuracy : Yanlış yapmamaya özen gösterme. Tamlık. Ayar. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Doğruluk. İncelik. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Dikkat. Titizlik.

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Spherical trigonometry synonyms : absolute parallax, accidental error, absorptive power, altair, acceleration due to gravity, adhara.