Trikes türkçesi Trikes nedir
- Üç tekerlekli bisiklet.
- Üç tekerlekli bisikletle gezmek.
Trikes ile ilgili cümleler
English: What strikes me most about her is her innocence.
Turkish: Onda beni en çok etkileyen şey masumiyeti.
English: Lightning never strikes twice in the same place.
Turkish: Aynı dert kişinin başına iki kez gelmez.
English: I am writing articles about strikes.
Turkish: Grevler hakkında makaleler yazıyorum.
Trikes ingilizcede ne demek, Trikes nerede nasıl kullanılır?
Strikes : Vuruş. Beklenmedik başarı. Hava saldırısı. Vurgun. Vurma. Çalma. Grev. Nükleer saldırı. Petrol bulma. Maden bulma.
Three strikes : Oyunun başlamak üzere olduğunu belirtmek için sopanın üç kez yere vurulması. molière dönemi fransız tiyatrosunda ve türk doğaçlama tiyatrosunda vardı. daha eskilere gidilirse, daha önceki örneğini meddahların öyküye başlarken sopayla üç kez yere vurmalarında buluruz. Üç vuruş.
Three strikes legislation : Üç adet suçtan suçu kanıtlanmış olan suçlulara çok uzun süreli hapis cezası verilmesini gerektiren yasa (genellikle ömür boyu hapis). Üç vurgun mevzuatı.
Trike : Üç tekerlekli bisiklet. Üç tekerlekli bisikletle gezmek.
Abortive strike : Çalışanlar tarafından gerçekleştirilen başarısız grev. Başarısız saldırı.
Bird strike : Uçağın kuşlarla çarpışması.
Break a strike : Grevi kırmak. Bir grevin dağılması. Çalışanların geri kalan kısmı grevdeyken çalışmak. Grevi dağıtmak. Bir grevi bozmak.
Breech strike : Kuyruk miyazisi. Hayvanların kuyruk bölgesinde görülen miyazis.
Belt striker : Kayış çatalı.
Be out on strike : Grevde olmak.
İngilizce Trikes Türkçe anlamı, Trikes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trikes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Awaken : Kışkırtmak. Gözü açılmak. Dirilmek. Farkına varmak. Uyarmak. Uyandırmak. Teyakkuz etmek. İkaz etmek. Canlanmak. Uyanmak.
Sweep away : Silip süpürmek. Coşturmak. Süpürmek. Süpürüp atmak. Süpürüp temizlemek. Yok etmek. Ortadan kaldırmak. Heyecanlandırmak. Sürüklemek. Alıp götürmek.
Experience : Bireyin algılayarak ve doğrudan doğruya etkinlik göstererek edindiği bilgi, tutum ve becerilerin tümü. insanın, özdeksel ve toplumsal çevresiyle ilişki kurması sonucu gerçekleşen etkileşim süreci. Çekmek. Keder sıkıntı vb'ni çekmek. Olayların zorunlu bağlantılarının, özelliklerinin ve yasalarının ortaya çıkarılmasına, ussal etkinlik yöntem ve araçlarının bulunup denenmesine olanak veren; insanın doğal ve toplumsal çevresi üzerindeki kılgısal eylemi. Tatmak. Tecrübe etmek. Deneyim. Bilgi ve beceri kazandırıcı bilinçli ya da bilinçsiz kişisel edinim ve yaşantı. Görmek. Denemek.
Knock about : Dövmek. Hırpalamak. Zincirleme taklaların tümüne verilen ad. Çeşitli ve arka arkaya taklalar, düşürmeler, yuvarlanmalar ve zıplamalarla gelişen güldürücü sözsüz oyun. Çıkmak. Bulunmak. Tekrar tekrar vurmak. Göze çarpmamak. Sert davranmak. İle ilişki kurmak.
Zap : Vurmak. Kanal değiştirmek. Yüzlemek. Enerji. Güç. Zaplamak. Gebertmek. Zap yapmak. Hücum etmek. Yenmek.
Dab : Hafifçe vurmak. Uzman. Hafifçe dokunmak. Hafifçe sürmek. Hafif hafif vurmak. Tıklamak. Dokunma. Usta. Hafif vuruş. Hafif kompres.
Alienate : Temlik etmek. Yabancılaştırmak. Devretmek. Yabancılaşmak. Aralarını açmak. Devir ve ferağ etmek. Soğutmak. Uzaklaştırmak. Ferağ ve temlik etmek.
Cloud : Gölgelemek. Korku ya da üzüntü kaynağı olan şey. Berbat etmek. Karaltı. Bulandırmak. Havayuvarında asılı durumdaki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan; biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrımlı yığınlar. Bulanmak. Bulutlanmak. Karıştırmak. Örtmek.
Engrave : Oymak. Kazmak. Biçim vermek. Kazımak. Kalemle işlemek. İşlemek. Kabartma yapmak. Nakşetmek. Derin iz bırakmak. Hakketmek.
Prompt : Hazır. -tirmek. Unuttuğu bir şeyi hatırlatmak. -e sevketmek. Harekete geçirmek. Suflörlük yapmak. Hemen teslim edilen. Nakit. Hızlı (cevap). Unuttuğu sözleri sufle etmek.
Trikes synonyms : strike hard, knock down, strike a chord, tricycle, peck, hit home, spur, clout, lash, come to, sideswipe, impinge on, strike a note, hit, pull down, cut down, move, slap, strike dumb, tip, sweep off, sadden, hew, pierce, ingrain, stir, buffet, instill, tricycles, beak, pick, velocipedes, trouble.
Trikes zıt anlamlı kelimeler, Trikes kelime anlamı
Gladden : Sevinmek. Mutlu etmek. Sevindirmek. Memnun etmek.
Miss : Iska geçmek. İsabet ettirememek. Iska. İsabet etmeme. Hanım. Kaçırmak. Özlem duymak. Karavana. Matmazel. Evli olmayan bayan.

Bu kısımda Trikes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trikes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trikes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trikes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.