Trombone türkçesi Trombone nedir
Trombone ile ilgili cümleler
English: I didn't know Tom could play the trombone so well.
Turkish: Tom'un trombonu çok iyi çaldığını bilmiyordum.
English: Ali plays the trombone very well.
Turkish: Ali çok iyi trombon çalar.
English: Ali began trombone lessons when he was twelve years old.
Turkish: Ali on iki yaşında iken trombon derslerine başladı.
English: Ali told me he had a trombone he wasn't using anymore.
Turkish: Ali bana artık kullanmadığı bir trombonu olduğunu söyledi.
English: Ali didn't start to play the trombone until he was twenty.
Turkish: Ali yirmi yaşına kadar trombon çalmaya başlamadı.
Trombone ingilizcede ne demek, Trombone nerede nasıl kullanılır?
Trombone player : Trombon çalan.
Trombones : Trombon.
Trombonist : Tromboncu. Trombon sanatçısı.
Trombonists : Trombon sanatçısı. Tromboncu.
Trombocytic diathesis haemorrhaegica : Trombositer hemorajik diyatezis. Kemik iliğinde trombosit üretiminin azalması veya önceden üretilmiş kan pulcuklarının parçalanması sonucu kanama eğiliminin artışı.
Trombocytosis : Kanda kan pulcuğu sayısının artması. Trombositoz.
Trombiculid mites : Prostigmata alt takımında, trombiculoidea üst ailesinde bulunan, insan ve diğer omurgalılara saldırarak deri yangısı ve ciddi alerjik reaksiyonlara neden olan ve chiggers, kırmızı böcekler ve hasat böceği olarak da adlandırılan, larvaları paraziter olan bir akar ailesi, kum piresi, trombiculidae, pulex penetrans. Hasat akarları.
Trombiculid : Trombokulid. Trombiculidae ailesinde bulunan şigger akarı olarak da adlandırılan akar.
Trombolytyc drug : Trombolitik ilaç. Fibrinolitik ilaç.
Trombiculidiasis : Trombikulidiyazis. Trombikulozis.
İngilizce Trombone Türkçe anlamı, Trombone eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trombone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sackbut : Tek sürgülü trombon. Harp. Ortaçağ veya rönesans trombonu.
Brass instrument : Sarmal metal kanal şeklinde yapılmış olan ve bir ağızlığı bulunan müzik aleti. Nefesli çalgı. Üflemeli çalgı.
Brass : Yüzsüzlük. Para. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Pirinçten yapılmış eşya. Pirinç. Tıngır. Cüret. Bakır-çinko alaşımlarının genel adı.(halk arasında sarı da denir.). Pirinçle kaplamak.
Trombone synonyms : trombones.
Trombone ingilizce tanımı, definition of Trombone
Trombone kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used with discretion, its effect is often solemn and majestic. A powerful brass instrument of the trumpet kind, thought by some to be the ancient sackbut, consisting of a tube in three parts, bent twice upon itself and ending in a bell. The middle part, bent double, slips into the outer parts, as in a telescope, so that by change of the vibrating length any tone within the compass of the instrument (which may be bass or tenor or alto or even, in rare instances, soprano) is commanded. It is the only member of the family of wind instruments whose scale, both diatonic and chromatic, is complete without the aid of keys or pistons, and which can slide from note to note as smoothly as the human voice or a violin. Softly blown, it has a rich and mellow sound, which becomes harsh and blatant when the tones are forced.

Bu kısımda Trombone kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trombone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trombone anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trombone ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.