Trombones türkçesi Trombones nedir

Trombones ingilizcede ne demek, Trombones nerede nasıl kullanılır?

Trombone player : Trombon çalan.

Trombone : Trombon.

Trombonist : Tromboncu. Trombon sanatçısı.

Trombonists : Tromboncu. Trombon sanatçısı.

Trombocytic diathesis haemorrhaegica : Kemik iliğinde trombosit üretiminin azalması veya önceden üretilmiş kan pulcuklarının parçalanması sonucu kanama eğiliminin artışı. Trombositer hemorajik diyatezis.

Trombocytosis : Trombositoz. Kanda kan pulcuğu sayısının artması.

Strombolian activity : Stromboli örneği püskürme. Özütsü, az ağdalı, orta derece gaz basınçlı, zaman zaman yeğin patlamalarla lavlar çıkaran püskürme.

Trombopoesis : Trombosit oluşumu. Trombopoez.

Trombiculid mites : Hasat akarları. Prostigmata alt takımında, trombiculoidea üst ailesinde bulunan, insan ve diğer omurgalılara saldırarak deri yangısı ve ciddi alerjik reaksiyonlara neden olan ve chiggers, kırmızı böcekler ve hasat böceği olarak da adlandırılan, larvaları paraziter olan bir akar ailesi, kum piresi, trombiculidae, pulex penetrans.

Trombiculiases : Trombikulozis. Trombiculidae ailesinde bulunan, larvaları fundalık tifüsüne neden olan riketsiya etkenlerini taşıyan trombicula cinsi etkenlerin insan ve evcil hayvanlarda neden olduğu küçük, kızarıklık ve kabartılarla belirgin deri enfestasyonu, şigger deri yangısı, trombiozis, trombikulidiyazis, trombikulidiyazis.

 

İngilizce Trombones Türkçe anlamı, Trombones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trombones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trombone player : Trombon çalan.

Player : Çalgı çalan kimse. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Çalan kimse. Çalar. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aktör. Oyuncu. Sporcu.

Instrumentalist : Enstrüman çalan kimse. Çalgı çalan müzisyen. Çalgıcı. Araçsalcı.

Sackbut : Ortaçağ veya rönesans trombonu. Harp. Tek sürgülü trombon.

Brass instrument : Sarmal metal kanal şeklinde yapılmış olan ve bir ağızlığı bulunan müzik aleti. Nefesli çalgı. Üflemeli çalgı.

Brass : Pirinçten yapılmış eşya. Para. Mangır. Tıngır. Bakır-çinko alaşımlarının genel adı.(halk arasında sarı da denir.). Bando. Küstahlık. Yüzsüzlük. Pirinç. Cüret.

Musician : Bandocu. Müzisyen. Müzikçi. Sazende. Şarkıcı. Bir tiyatroda, orkestrada herhangi bir çalgıyı çalan sanatçı. Çalgıcı.

Trombones synonyms : trombone.