Trombolytyc drug türkçesi Trombolytyc drug nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Trombolitik ilaç.
  • Fibrinolitik ilaç.

Trombolytyc drug ingilizcede ne demek, Trombolytyc drug nerede nasıl kullanılır?

Drug : Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün. tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im. Uyuşturucu vermek. Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). İlaç. Uyuşturucu. İçkisine ilaç katmak. Uyuşturucu madde. Ecza. Uyuşturmak.

Addictive drug : Bağımlılık yapan madde. Bağımlılık yapan ilaç. Alışkanlık yapıcı madde.

Adjuvant drug : İnhalasyon anestezisinde anestezik maddenin alveoler konsantrasyonunu belli bir düzeyde tutarak daha düşük dozda anestezik kullanılmasını sağlayan ilaç. Yardımcı ilaç.

Adrenergic neuron blocking drug : Adrenerjik sinir uçlarına etki ederek buradan noradrenalinin salınımını veya depolanmasını engelleyen ilaç. Adrenerjik nöron engelleyici ilaç.

Adrenergic receptor blocking drug : Adrenerjik almaç engelleyici ilaç. Adrenerjik sinir kavşaklarında bulunan ilgili almaçlara bağlanarak noradrenalinin veya sempatomimemetik ilaçların buraya bağlanmasını engelleyerek almaç sonrası olayların başlamasını önleyen ilaç.

 

Agonist drug : Herhangi bir biçimde kendisine ait almaca bağlanarak onu etkin duruma geçiren ilaç. Agonist ilaç.

İngilizce Trombolytyc drug Türkçe anlamı, Trombolytyc drug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trombolytyc drug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdomen : Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Karın (böcek gövdesinde).

Abaxial : Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

 

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Trombolytyc drug synonyms : a dna, abdominal distention, a c syndrom, a clay, abattoir, abdominal pain.