Trump türkçesi Trump nedir

  • Koz oynayarak almak.
  • Koz kırmak.
  • Kozla almak.
  • İyi adam.
  • Koz olarak kullanmak.
  • Baskın çıkmak.
  • Koz oynamak.
  • Koz.
  • Koz çakmak.
  • Baba adam.
  • Boru.
  • Gölgede bırakmak.
  • Müthiş adam.
  • Boru sesi.
  • Koz ile almak.

Trump ile ilgili cümleler

English: Donald Trump is a famous business person.
Turkish: Donald Trump ünlü bir iş adamıdır.

English: Ali is the only trumpet player I know.
Turkish: Ali tanıdığım tek trompetçidir.

English: He played his trump card.
Turkish: O, kozunu oynadı.

English: The time has come for you to play your trump card.
Turkish: Kozunu oynama zamanın geldi.

English: Ali currently plays first trumpet in his high school band.
Turkish: Ali şu anda lise bandosunda ilk trompetini çalıyor.

Trump ingilizcede ne demek, Trump nerede nasıl kullanılır?

Trump card : İskambilde koz. Koz.

Trump up : İcat edilen. Uydurmak. İcat etmek.

The trump of doom : Kıyamet borusu. Sur.

No trump : Kozsuz.

The last trump : Kıyanet gününde ölüleri uyandırmak için çalınacak boru. Kıyamet borusu. Sur.

Trumped : Gölgede bırakmak. Koz ile almak. Baskın çıkmak. Koz oynamak.

Trumpet honeysuckle : Borulu hanımeli.

Trumperies : Boş laf. Ucuz. Değersiz süs. Palavra. Boş. Saçmalık. Saçma. Süprüntü. İpe sapa gelmez. Abuk sabuk.

Trumpet major : Trompet bandosu.

 

Trumpet : Trompet. Boru. Boru sesi. Borazan çalmak. Çığlık. Bağırmak (fil). Boru gibi ses çıkarmak. Trompet çalmak. Borazan. Fil sesi.

İngilizce Trump Türkçe anlamı, Trump eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trump ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Duct : Tüp. Akak. Mecra. Düet. Geniş çaplı boru. Suyolu. Kanal. Guddelerden salgıları akıtan arna.

Dwarfed : Bodur şey. Büyümesini önlemek. Cüceleştirmek. Bücür. Bodur. Bodur kalmak. Cüce. Küçük göstermek.

Outshined : Daha çok parlamak. Öne çıkmak. -den daha fazla parlamak.

Tooted : Çalmak (korna veya düdük veya boru vb'ni). Ötmek. Korna sesi. Korna çalmak. Kokain çekmek. Boru çalmak. Düdük sesi. Öttürmek.

Euchres : İki. Kurnazca yenmek. Bir kağıt oyunu.

Ruffing : Fırfırlı yaka. Hayvanın boynu çevresindeki tüyler. Kırmalı yaka. Döğüşken. Sert. Boyun tüyleri (hayvanlarda). Para. Dövüşken kuş. Koz ile alma.

Toppers : Silindir şapka. Birinci sınıf şey. Seçkin kimse. Tepe taşı.

Cut out : Sürüden uzaklaştırmak. (içki veya sigara) bırakmak. Kesmek. Durmak. Biçmek. Kesip çıkarmak. Ayırmak. Çekip gitmek. Uzatmamak.

Extinguish : Yıkmak. Bitirmek. Tüketmek. Lağvetmek. Bastırmak. Ortadan kaldırmak. (ışık veya ateş) söndürmek. Ödeyerek bitirmek. Söndürmek.

Trump synonyms : crossruff, overtrump, pipe sound, trumps, ruffler, eclipsed, euchred, chimney, ammunition, preponderate, move, trump card, clarion voice, tootler, overmatch, overmatches, trumped, tarantara, conduits, trumping, ductus, bugle call, conduit, dwarves, bugled, preponderating, the good guys, flue, eclipsing, outshines, ammunitions, best, clarion.

 

Trump ingilizce tanımı, definition of Trump

Trump kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, she trumped the first trick. To play a trump card when one of another suit has been led. To blow a trumpet. To trick, or impose on. Used chiefly in Scripture and poetry. A wind instrument of music. One of a particular suit (usually determined by chance for each deal) any card of which takes any card of the other suits. A trumpet, or sound of a trumpet. A winning card. To play a trump card upon. To deceive. To take with a trump card.