Truss bridge türkçesi Truss bridge nedir

  • Kirişli köprü.
  • Kafes köprü.
  • Makaslı köprü.
  • Üçgen kirişli köprü.
  • Köprü.
  • Kafes kirişli köprü.
  • Çatkılı köprü.

Truss bridge ingilizcede ne demek, Truss bridge nerede nasıl kullanılır?

Truss : Demet yapmak. Sımsıkı bağlamak. Ot demeti. Paketlemek. Sıkıca bağlamak. Bağlam. Asmak. Bağlamak. İpe çekmek. Destek koymak.

Bridge : Tellerin gövde üzerinde durmasını sağlayan metal parça. (oyun) briç. Işıklamanın yönetildiği ya da düzenlendiği sahne ağzının üstünde ve iç yanındaki köprü. Sahne içinde ya da yanında inip çıkan düzey. bu sahne değişimleri için kullanılır. Birleştirmek. (aradaki) boşluğu doldurmak. Sahne içinde dekor değiştirmeye ya da yükselti sağlamaya yarayan inip çıkan taban. Köprü oluşturmak. Köprü kurmak. Bilgisayar, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır.

Truss rod : Sap demiri. Bazı telli çalgılarda sap eğriliğini kontrol altında tutarak tel gerilimine karşı yönde direnci sağlamak amacıyla sap içinden geçirilen ve uygun aylan anahtarı ile eğimi ayarlanabilen demir çubuk. Sap çubuğu.

Truss rod cover : Telli çalgılarda sap demiri vidasının bulunduğu yuvayı kapatan kapak. Sap çubuk kapağı. Sap demiri kapağı.

Truss up : İple bağlamak. Elini ayağını bağlamak. Bağlamak.

Trussed : Üçgenleme. Demet yapmak. Kafesli. Destek koymak. İpe çekmek. Paketlenmiş. Berkitilmiş. Asmak. Bağlamak.

 

İngilizce Truss bridge Türkçe anlamı, Truss bridge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Truss bridge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Navigating bridge : Kaptan köşkü. Gemide dümen kullanma platformu. Köprü üstü.

Bridges : Köprüler. Briç.

Pons : İki organı birbirine bağlayan bağ. Beyincik ve soğan iliğini asıl beyine bağlayan sinir lifleri. Köprü doku. Varoli köprüsü.

James whistler : Kapı aralığı gravürleri yaratıcısı ve düşman edinmenin ince sanatı yazarı. (1834-1903) amerikalı yazar ve sanatçı.

Girder bridge : Kiriş köprü.

Viaduct : Karayolu köprüsü. Kara köprü. Viyadük. Asma yol. Vadi gibi çukurluk bir alan üzerinden kara veya demiryolunu geçiren ayaklı köprü. Aşıt.

Crossovers : Atlama. Değişime uğratılmış karekteristik yapı. Genetik değişim. Aşma deveboynu. Karşıya geçme. Geçiş yeri. Geçit. Modemsiz kablo. Boru atlaması.

Walk over : Yargıyla kazanma. Kolayca galip olmak. Kolayca kazanmak. Yürüyerek dolaşmak. Rakibi olmadığından kazanmak. Kötü davranmak. Kolayca yenmek. Katlanmak. Yarıştığı koşucunun yarışı bırakması ya da yarış dışı edilmesi sonucu yarışı kolayca kazanma.

Ligament : Bağdoku. Kemik bağ dokusu. Bağ doku. Ligament. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı. ligament. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı, ligament. Kiriş. Lıgament.

Truss bridge synonyms : lattice bridge, diplexer, cell connector, diplexers, hyperlink, hyperlinks, bridge, crossover.