Tulu nedir, Tulu ne demek

Tulu; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

1.Duvak. 2.Perde.

İki omuz arası.

Tulu isminin anlamı, Tulu ne demek:

Erkek ismi olarak; Doğma, doğuş. Kız ismi olarak; Doğma, doğuş.

Tulu anlamı, kısaca tanımı:

Tuluat : Doğaçlama.

Tuluat tiyatrosu : Doğaçlama tiyatro.

Tuluat yapmak : Doğaçlamak.

Tuluatçı : Tuluat yapan sanatçı.

Tuluatçılık : Tuluatçı olma durumu.

Tuluk : Tulum.

Tulum : Tüp. Şişman, tombul. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi.

Tulum çıkarmak : Hayvanın derisini yarmadan çıkarmak. çoğunluk sistemine dayalı seçimlerde bir partinin listesindeki bütün adaylar seçimi kazanmak.

Tulum çıkmak : Amacını eksiksiz elde etmek.

Tulum gibi : Her yanı şiş, şişman.

Tulum peyniri : Tuluma basılarak yapılmış olan bir beyaz peynir türü.

Tulumba : Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye veya herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç. Sıvıları alçak yerlerden çekmeye veya yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç.

Tulumba kolu : Tulumbadan su çıkarmak için tulumbaya basmayı sağlayan uzun demir kol.

 

Tulumba tatlısı : Özel bir makinede ince, uzun, oluklu bir biçim verilmiş hamur tatlısı.

Tulumbacı : Tulumba yapan, satan veya onaran kimse. Külhanbeyi. Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse.

Tulumbacılık : Tulumbacı olma durumu.

Tulumcu : Tulum çalan veya yapan kimse.

Tulumcuk : İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese. Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese.

Tulumlular : Gömleklilerden, vücutları torba biçiminde kalın bir gömlekle örtülü olan deniz hayvanları takımı, tulumsular.

Tulumsular : Tulumlular.

Tulup : Atılmış, eğrilmeye hazırlanmış, top biçiminde yün veya pamuk.

Ağzına bir zeytin verir altına tulum tutar : "yaptığı küçük iyiliklere karşılık büyük çıkar bekler" anlamında kullanılan bir söz.

Alavere tulumbası : Emme basma tulumba.

Boşluk tulumbası : Boşaltaç.

Emme basma tulumba : Hem çeken hem de ileten tulumba, alavere tulumbası.

Havalı tulumba : Özellikle tanker kurtarmada kullanılan ve basınçlı hava ile çalışan araç.

Karga tulumba : Birkaç kişi birini yakalayıp elleri üstünde havaya kaldırarak.

Karga tulumba etmek : Birkaç kişi, birini kollarından bacaklarından tutup kaldırmak.

Su tulumbası : Kuyudan su çıkarmaya yarayan ve elle çalışan tulumba.

Uyku tulumu : Uyumak amacıyla içine girilen tulum biçimindeki yatak. Çok uyuyan kimse.

Yağ tulumu : Çok semiz, yağ küpü.

Yangın tulumbası : Yangın söndürmek için kullanılan tulumba.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

 

Doğuş : Doğma işi.

Tuluat patlatmak : (Argo) Doğaçtan oynamak. (Tul.): Tulûat yapmak; doğmaca oynamak.

Tulug gomak : Davar derisine yoğurt veya peynir mayalayıp bekletmeye bırakmak

Tuluğ : Pekmez, peynir, yağ vb. şeyler koymaya yarayan ya da yayık olarak kullanılan deri, tulum. Şişirilmiş hayvan derisi, tulum

Tuluh : Pekmez, peynir, yağ vb. şeyler koymaya yarayan ya da yayık olarak kullanılan deri, tulum. Şişirilmiş hayvan derisi, tulum. İçerisine peynir konan koyun postu, tuluk < ET tulkuk: Yüzülerek çıkarılmış deri (Erzincan Merkez) Tuluk; hayvanların sidik torbası; tulum < tulum: Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi

Tuluh çıkarmak : Kurt, tilki vb. hayvanların derisinden tulum yapmak.

Tuluh mantarı : Bir çeşit mantar.

Tului : (tulû:i) Bir erkek ismi olarak anlamı; Doğan.

Tuluk gibi : Şişman.

Tuluk olmak : İyice sulanmak, yumuşamak : Tuluk olmuş armudu severim.

Tulukarmudu : Yazın yetişen, sarı renkli bir armut.

Tulu ile ilgili Cümleler

  • Ali turuncu bir tulum giyiyordu.
  • Ali portakal rengi bir cezaevi tulumu giyiyor.
  • Ali genellikle tulum giyer.
  • Hayatımda hiç uyku tulumu giymedim.
  • Ali bana bir kaç hafta önce bir uyku tulumu verdi.
  • Uyku tulumlarımıza girdik ve sonra Mustafa hayaletler hakkında bir hikaye anlattı.
  • Ali tulumunun fermuarını çekti.

Diğer dillerde Tulu anlamı nedir?

Rusça'da Tulu : n. восход (M)