Tulumcuk nedir, Tulumcuk ne demek

Tulumcuk; bir anatomi terimidir.

  • İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese
  • Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese.

Biyoloji'deki anlamı:

İç kulakta, zar boşluğunun içinde bulunan ve yarım daire kanallarına bağlı olan küçük bir kese. Utrikulus.

Zooloji alanındaki anlamı:

İç-kulakda zar boşluğun içinde bulunan küçük bir kese olup yarım-çember kanallarına bağlıdır

İngilizce'de Tulumcuk ne demek? Tulumcuk ingilizcesi nedir?:

utricle

Fransızca'da Tulumcuk ne demek?:

utricule

Osmanlıca Tulumcuk ne demek? Tulumcuk Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kureybe

Tulumcuk kısaca anlamı, tanımı:

Tulum : Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Şişman, tombul. Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Tüp.

Tulu : Güneşin doğması, doğuşu.

Kulak : Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Varlıklı Rus köylüsü. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.

 

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Saatte on iki otuz. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Daire : Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

Kanal : İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti.

Küçük : Yaşı daha az olan. Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Yüzme : Yüzme sporu. Yüzmek işi.

Diğer dillerde Tulumcuk anlamı nedir?

İngilizce'de Tulumcuk ne demek? : utricle

Fransızca'da Tulumcuk : utricule [le]

Rusça'da Tulumcuk : n. мешочек {бот.} (M), улитка {анат.} (F)