Tumour türkçesi Tumour nedir
- Şişkinlik.
- Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme. çoğalan hücreler ya o bölgede kalır (iyi huylu tümör) ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar (habis tümör: kötü huylu tümör). neoplasm.
- Ur.
- Tümör.
- Organizmadaki hücrelerden herhangi birinin özerklik kazanarak sınırsız, amaçsız, ilerleyici ve kontrol edilemez tarzda çoğalmasıyla oluşan, düzenli bir doku organizasyonuna sahip olamayan, başlatıcı neden ortadan kaldırılsa dahi gelişmeye, en azından var olmaya devam eden, yeni ve normal dışı doku kitlesi, neoplazi, neoplazm, neoplazma. genel bir anlamda herhangi bir yerel şişkinlik, yangının belli başlı belirtilerinden bir tanesi.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Şiş.
- Yumru.
Tumour ile ilgili cümleler
English: The tumour was benign.
Turkish: Tümör iyi huyluydu.
English: Swollen lymph nodes are usually found near the site of an infection, tumour, or inflammation.
Turkish: Şişmiş lenf düğümleri genellikle enfeksiyon, tümör ya da iltihap barındıran bölgelerin civarında olur.
Tumour ingilizcede ne demek, Tumour nerede nasıl kullanılır?
Dna tumour viruses : Dna tümör virüsü. Kansere neden olan bir grup dna kapsayan virüsler.
Rna tumour viruses : Hayvanlarda tümörlere neden olan rna virüsleri. Rna tümör virüsleri.
Wound tumour virus : Çok çeşitli bitkilerin hastalanmasına sebep olan çift iplikli rna içeren bir bitki virüsü. Yara tümör virüsü.
Amyloid producing odontogenic tumour : Dişi oluşturan epitelden köken alan, ender olarak köpek ve kedilerde görülen, tümöral epitel hücreleri arasında değişen miktarlarda amiloid matriks içeren bir tümör, kalsifiye epiteliyal odontojenik tümör. Amiloid içeren odontojenik tümör.
Benign tumour : İyi huylu ur. Kötücül olmayan ur.
Granular cell tumour : Granüler hücre tümörü. Granüler hücre schwannomu.
Chromaffin cell tumour : Feokromositom. Kromafin hücre tümörü.
Primary tumour : Ana tümör.
Tumor : Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme. çoğalan hücreler ya o bölgede kalır (iyi huylu tümör) ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar (habis tümör: kötü huylu tümör). neoplasm. Yumru. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tümör. Şişkinlik. Organizmadaki hücrelerden herhangi birinin özerklik kazanarak sınırsız, amaçsız, ilerleyici ve kontrol edilemez tarzda çoğalmasıyla oluşan, düzenli bir doku organizasyonuna sahip olamayan, başlatıcı neden ortadan kaldırılsa dahi gelişmeye, en azından var olmaya devam eden, yeni ve normal dışı doku kitlesi, neoplazi, neoplazm, neoplazma. genel bir anlamda herhangi bir yerel şişkinlik, yangının belli başlı belirtilerinden bir tanesi. Şiş. Ur. Hücrelerin hızla çoğalması sonucu oluşan iyi veya kötü huylu, patolojik doku kitlesi, tümör.
Calcified epithelial odontogenic tumour : Kalsifiye epiteliyal odontojenik tümör. Amiloid içeren odontojenik tümör.
İngilizce Tumour Türkçe anlamı, Tumour eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tumour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blastoma : Bir tümör türü (embriyoloji). Blastom. Gelişmemiş ur. Bir organ veya dokunun blastemasındaki embriyonel hücrelerden köken alan tümör. İlkel ur.
Gibbosity : Kamburluk. Dışbükey. Kambur olma durumu. Gibosite. Dışbükey oluş. Çıkıntılı olan bir şey. Dışbükeylik.
Acanthoma : Akantom. Yassı epitel hücrelerinden gelişen iyi huylu deri tümörü. Epidermiste bulunan tümör. Derinin keratinize epitel hücrelerinden oluşan iyicil tümör. Ciltte bulunan hastalık.
Tuberous : Kabarcık. Pürtük. Yumrulu. Tüberöz. Urlarla kaplı. Tümsekli. Kabarcık veya urla kaplı.
Globular : Yuvarsıl. Küre biçiminde. Yuvarlak biçimde özdek parçası özelliğinde olan (yuvarsıl önbesi özdecikleri vb.). Globüler. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Küreciklerden oluşan. Küçük küreciklerden oluşan. Yuvarlak. Yuvarsı. Katı damla biçiminde.
Bilge : Karina. Aptalca konuşma. Sintine suyu. Saçmalık. Herze. Sintine. Fıçı karnı. Zırva. Şişmek.
Bodkins : Şerit tığı. Biz. Tığ. Çuvaldız. Firkete.
Bulge : Bombaj. Esnemek. Geçici artış. Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı. Şişmek. Pırtlamak. Şiş yapmak. Tümsek. Kabarmak.
Neoplasma : Neoplazma.
Blains : Uçuk. Şişlik. Çıban. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Apseli şişkinlik.
Tumour synonyms : psammoma, embryonal carcinosarcoma, celioma, metastatic tumor, brain tumour, skin tumor, nonmalignant tumour, phaeochromocytoma, neurilemoma, adipose tumor, nonmalignant neoplasm, malignant neoplasm, sand tumor, nonmalignant tumor, knoll, excrescence, tuberosity, tuberose, condylus, bulginess, cambers, bloat, tubercle, burls, bloatedness, neoplasms, benign tumour, concretions, concretion, neurofibroma, bulging, blastocytoma, distension.

Bu kısımda Tumour kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tumour ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tumour anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tumour ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.