Tunnel türkçesi Tunnel nedir
- Tünel açmak.
- Topu rakibinin bacağının arasından geçirme.
- Yeraltı yolu.
- Şose, demiryolu gibi ulaşım yollarına geçit sağlamak amacıyla, çok kez dağlık yörelerde yapılan yeraltı geçenekleri.
- Galeri.
- İçgeçit.
- Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır.
- Yeraltı geçidi.
- Tünel yapmak.
- Dehliz.
- Tünel.
Tunnel ile ilgili cümleler
English: That child dug a tunnel in the sandpit.
Turkish: Şu çocuk kum havuzunda bir tünel kazdı.
English: My wrist and forearm hurt, I think I might be suffering from carpal tunnel syndrome.
Turkish: Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.
English: The new tunnel is twice as long as the old one.
Turkish: Yeni tünel eskisinin iki katı kadar uzun.
English: The new tunnel will link Britain and France.
Turkish: Yeni tünel İngiltere ve Fransa'yı bağlayacak.
English: The guards discovered a tunnel in Dan's cell.
Turkish: Gardiyanlar Dan'in hücresinde bir tünel keşfettiler.
Tunnel ingilizcede ne demek, Tunnel nerede nasıl kullanılır?
Tunnel effect : Tünel olayı. Tünel etkisi. Tünel olgusu.
Tunnel furnace : Tünel fırın.
Tunnel net : Ağ tüneli. Trol ağlarında karınla torbanın bağlantısını sağlayan kesik huni biçimindeki karın ağının torbaya doğru daralan kısmı.
Tunnel vault : Beşiktonoz. Beşik tonoz. Beşik kemer.
Carpal tunnel syndrome : Karpal tünel sendromu. Genellikle çok fazla daktilo yazmaktan kaynaklanan genellikle korunulabilen veya egzersiz ve iltahap giderici ilaçlarla tedavi edilebilen bilekteki sinir yolu hasarı. Karpal tüneli sendromu. Sinir başı sendromu.
Pressure tunnel : Basınçlı tünel.
Carpal tunnel : El ve parmakların bükülme hareketlerini yaptıran kasların tendonlarının geçtiği bilekteki geçit. Karpal tüneli.
Air tunnel : Aerodinamik araştırmak ve test etmek için düzenlenmiş olan geçit. Aerodinamik tünel. Hava tüneli.
Spin tunnel : Viril tüneli.
Vehicular tunnel : Motorlu araç tüneli. Taşıt tüneli.
İngilizce Tunnel Türkçe anlamı, Tunnel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tunnel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Passage : Hücrelerin belli bir yoğunlukta hücre içeren kültürlerde çoğalmalarını ve devamlılıklarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi. bitki doku ya da aşısının birbirini takip eden bölünmelerinden sonra besi yerinin belirli aralıklarla değiştirilmesi. pasaj. Kültür mikroorganizmalarının taze bir besi yeri ortamına aktarma işlemi. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Yolculuk (uçak, gemi). Geçit. Kanal. Koridor. Yol. Geçme. Bent.
Heading : Rota. İlerleme galerisi. Manşet. Bilgisayar, gümrük, madencilik alanlarında kullanılır. Ana fikir. Bir bildirmelik başlığına giren mal ya da malları ad, nitelik ve özellikleri ile belirten sözcüklerin topu. Baş kısım. (yazılarda) başlık. Kafa vuruşu.
Pigeonry : Güvercinlik. Güvercin evi. Çatı dairesi.
Undergrounds : Alt geçit. Metropoliten. Metro. Gizli örgüt. Toprakaltı. Toprak altı. Altulaşım. Yeraltı dünyası. Yeni akım (sanat).
Subways : Alt geçit. Metrolar. Metro.
Cloistering : Kemerli yol. Ayırmak. Manastıra kapamak. Manastıra kapatmak. Kapalı geçit. İnzivaya çekilmek. Tecrit etmek. Manastır. Kapanmak.
Lobby : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kulis yapmak. İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü. Oturma yeri. Oylarını kazanmak amacıyla senatörlerle görüşmek. Gezinek. Görüşme yapmak. Oyun gösterisi arasında seyircilerin dinlenmeleri için ayrılmış yer. Lobi.
Culvert : Sifon. Menfez. Kasis. Su yolu. Yeraltı tüneli. Elektrik kablo borusu. Kanal. Ark. Mecra.
Railroad tunnel : Demiryolu tüneli.
Perforate : Delik açmak. Delikli. Bir dizi delik açmak. Delikli yapmak. Delgi. İçine işlemek. İçinden geçmek. Delmek. Nüfuz etmek. Sıralı delik açmak.
Tunnel synonyms : underpass, passageway, gallery, cutting, underground, cloister, underpasses, subway, vista, salon, shaft, penetrate, cloisters, galleria, gallerying, second balcony, portico, adit, the tube, porticos, roadway, headings, roadways, feeding tube, corridor, tunnelled, lobbied, vestibules, tubes, galleries, tunneling, adits, passages.
Tunnel ingilizce tanımı, definition of Tunnel
Tunnel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To form into a tunnel, or funnel, or to form like a tunnel. A vessel with a broad mouth at one end, a pipe or tube at the other, for conveying liquor, fluids, etc., into casks, bottles, or other vessels. A funnel. As, to tunnel fibrous plants into nests.

Bu kısımda Tunnel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tunnel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tunnel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tunnel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.