Twisty türkçesi Twisty nedir

Twisty ingilizcede ne demek, Twisty nerede nasıl kullanılır?

Twist about : Kıvrılmak.

Twist disease : Som balıklarını özellikle genç evrede ölüme sürükleyen salgın hastalık. Balıkların delibaş hastalığı.

Twist drill : Derin kanallı matkap. Helisel matkap. Matkap. Spiral matkap. Sarmal delgi. Helezon matkap. Matkap ucu. Helezoni matkap.

Twist in the wind : Gururu kırılmak. Rezil olmak. Küçük düşmek. Gururu incinmek. Ceza çekmek.

Twist of fate : Talihinin değişmesi. Beklenmedik bir şekilde mevcut gerçekliği değiştiren olaylar. Kaderinin dönmesi. Feleğin sillesi. Kaderin cilvesi.

Twist up : Büküp bırakmak.

Twist : Çevirmek. Bükmek. Anlamını saptırma. Eğilim. Yarı dönüşle yapılan tehlikeli bir geri taklası. Bükülme. Ters anlam vermek. Burma. Bale dansçısının sol bacağı üzerinde durup sağ bacağıyla güç alarak dönmesi.

Twist the knife : Yaraya tuz basmak. Yarayı deşmek.

A twist of the wrist : Hüner. Ustalık.

Twist off : Çevirip açmak. Büküp koparmak.

İngilizce Twisty Türkçe anlamı, Twisty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twisty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buckling : Kabarma. Burkulma. Buruşma. İsli ringa balığı. Burulma. Flambaj. Yığılma. Bükülüm. Bir filmin üzerinde fazla sıcak ya da gerilme yüzünden oluşan çıkıntı ve çukurlar.

 

False : Tümdengelimci bir dizgede yapılan çıkarım ya da ulaşılan vargıların önsayıtlara aykırılığı. Sadık olmayan. Göstermelik. Hain. İki yüzlü. Yapma. Numaradan. Hatalı. Kalp. Yalan.

Catchiest : Cazip. Alımlı. Hoş. Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Akılda kolay kalan. Akılda kalıcı. Kolayca akılda kalan. Aldatıcı. Çekici.

Disconcerting : Telaşlı. Kaygılı. Telaşlanma. Rahatsız edici. Endişelenme. Endişelendirici. Beklenmedik. Sıkıcı.

Circulative : Rotasyon yapan. Sarmal şeklinde dönen. Dolaşım eğiliminde olan.

Snakelike : Yılana benzeyen. Kıvrımlı. Yılan benzeri. Yılan gibi hain. Yılan biçimli. Dolambaçlı. Haince. Kalleşçe.

Winding : Dolama. Döndürme. Sarma. Dolaşma. Sarım. Dönme. Sarmal. Kavis. Yılankavi. Bir filmi ya da bir mıknatıslı kuşağı bir makaradan, bir göbekten öbür makaraya, göbeğe aktarma.

Circulating : Mütedavil. Deveran. Gezici. Dolaşımda olan. Dolaşım. Devreden. Sirküle eden. Devir. Tedavül eden.

Fabulists : Fabl yazarı. Efsane yazarı. Hayali hikayeler yazan kimse. Fabulist. Uydurukçu.

Fraudulent : Sahtekar. Hilebaz. Hileyle kazanılan. Dolandırıcı. Sahte. Düzmece. Hilekar.

Twisty synonyms : confused, baffling, colorable, feint, astonishing, counterfeited, dumbfounding, tortuous, twisters, voluminous, colossal, adulterate, curving, adulterates, rotaries, confusing, twister, devious, contorted, revolving, squirmy, counterfeit, whirler, inflecting, deceitful, amazing, fabricators, confounding, confusional, barratrous, twining, squirmier, deceiver.

Twisty zıt anlamlı kelimeler, Twisty kelime anlamı

Straight : Kent. Eşcinsel olmayan kimse. Düz. Dosdoğru. Yarış çizgisi. Düz çizgi. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz hat. Düzlük. Doğruca.