Ultrasonic examination türkçesi Ultrasonic examination nedir

  • Ultrasonik muayene.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Ultrasonik inceleme.
  • Ultrasonik araştırma.
  • Ultrason cihazıyla yapılan muayene.

Ultrasonic examination ingilizcede ne demek, Ultrasonic examination nerede nasıl kullanılır?

Ultrasonic : Yüksek frekanslı ses. Sesten hızlı. Yüksek frekanslı. Ses ötesi. Kulağın duyamayacağı kadar yüksek ses, ultrasonik ses dalgalarıyla ilgili olan. Sesüstü. Ultrasonik. Ses üstü. Yüksek frekanslı titreşim.

Examination : Murakabe. Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması. Hukuk, eğitim, gümrük, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tetebbu. Sınav. Sorguya çekme. Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlü sınav, yazılı sınav. Kontrol. Tetkik. Soruşturma.

Ultrasonic cardiography : Kalp ultrasonografisi. Ultrasonik kardiyografi.

Ultrasonic communication : Ültrasonik iletişim.

Ultrasonic dental cleaning : Diş taşlarının temizliğinde ultrason enerjisinden yararlanılarak sağaltılması. Ultrasonik diş temizliği.

Ultrasonic detector : Kulakla işitilemeyen sesüstü titreşimlerin varlığını algılamak, genliğini ve sıkılığını ölçmek içim kullanılan aygıt. Sesötesi algılayıcı. Ültrasonik detektör. Sesüstü algılayıcı. Ultrasonik detektör. Sesüstü detektör. Ultrasonik arayıcı. Sesüstü algıç.

 

İngilizce Ultrasonic examination Türkçe anlamı, Ultrasonic examination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ultrasonic examination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Batın.

Ultrasonic examination synonyms : abdominal distention, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, a amplitude mod, a c deformity, a c syndrom.