Umbilicalis türkçesi Umbilicalis nedir

  • Umbilikalis.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Göbeğe ait, göbekle ilgili olan, umbilikal.

Umbilicalis ingilizcede ne demek, Umbilicalis nerede nasıl kullanılır?

Anulus umbilicalis : Fetüste linea alba üzerinde göbek kordonunun geçmesine yarayan ve doğumdan sonra yerinde göbek çukuru oluşan delik, anulus umbilikalis. Göbek halkası.

Arteria umbilicalis : Göbek atardamarı. Arterya umbilikalis. Anne karnında yavruya kan taşımakla görevli olan, doğumdan sonra son kısmı tıkanan ve lig. teres vesicae halinde sidik torbasının yan bandını oluşturan ve atgillerde a. pudenda interna'dan, diğerlerinde a. iliaca interna'dan çıkan atardamar, arterya umbilikalis.

Funiculus umbilicalis : Göbek bağı. Göbek kordonu. Funikulus umbilikalis.

Vena umbilicalis : Göbek kordonu venası. Vena umbilikalis.

Umbilical cord : Umbilikal kord. Göbek kordonu. Göbek bağı. Göbekbağı.

Umbilic point : Umbilik nokta.

Umbilication : Ombilikasyon. Göbek deliğinin oluşması süreci. Göbek deliği şeklinde olan şey. Göbek şeklinde olan şey. Göbek çukuru. Göbeğe benzeyen veya göbek deliğine benzeyen şekilde olma durumu. Umbilikasyon. Ortasında küçük bir çöküntü olan şey.

Umbilicuses : Umbilikus. Göbek deliği. Göbek. Göbek çukuru.

Umbilici : Göbek çukuru. Eğrinin düz hatlarının geçtiği nokta. Göbek deliği. Göbek. Umbilikus.

 

Umbilical hernia : Göbek fıtkı. Umbilikal herni. Umblikal herni. Göbek fıtığı. Umbilikal fıtık. Periton ve deride bir lezyon olmaksızın karın içindeki bağırsak, omentum gibi organların göbek deliğinden geçerek deri altında toplanması, umbilikal fıtık, omfalosel.

İngilizce Umbilicalis Türkçe anlamı, Umbilicalis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Umbilicalis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Fetal membrane : Etene. Fetal membran. Yavru zarları.

Umbilical cord : Göbekbağı. Göbek kordonu. Göbek bağı. Umbilikal kord.

Duct : Düet. Akak. Boru. Oluk. Tüp. Guddelerden salgıları akıtan arna. Suyolu. Mecra. İçinden tel ya da kabloların geçtiği kanal.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Embryo : Dölet. Yumurtadan meydana gelen, yumurta zarı, yumurta kabuğu ile korunan ya da vücudun içinde bulunan ve gelişmenin erken evrelerinde olan genç organizma. İptida. Cenin. Yumurtanın döllenmesiyle başlayıp fetal döneme kadar devam eden gelişme aşamasındaki yavru. tohumlarda üreme organı olarak bulunan ve öğütme sırasında kepekten ve nişastalı endospermden sık sık ayrılan tohumların öz kısmı, öz. Tasarı aşaması. Embriyo. Oğulcuk. Başlangıç aşaması. Yumurtanın döllenmesinden sonra yumurta içinde oluşan canlı.

 

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Umbilicalis synonyms : umbilical vein, epithelial duct, abdomen, a crochordon, abdominal fat necrosis, fetus, abaxial, canal, a c syndrom, channel, vena umbilicalis, foetus, a c deformity, abdominal palpation, funiculus, abattoir, conceptus, abdominal distention, fertilized egg, a dna.