Unbearably türkçesi Unbearably nedir

  • Katlanılmaz bir şekilde.
  • Dayanılmaz bir şekilde.
  • Tahammül edilemez bir tarzda.

Unbearably ile ilgili cümleler

English: It's unbearably hot.
Turkish: Hava dayanılmaz sıcak.

English: It is unbearably hot this summer.
Turkish: Bu yaz dayanılmaz derecede sıcak.

English: It was unbearably hot.
Turkish: Hava dayanılmaz sıcaktı.

Unbearably ingilizcede ne demek, Unbearably nerede nasıl kullanılır?

Unbearable : Çekilmez. Katlanılmaz. Dayanılmaz.

Unbearable pressure : Dayanılmaz baskı. Çok çok güçlü baskı veya basınç. Tahammül edilemez basınç.

Unbearableness : Dayanılmazlık. Çekilmezlik. Katlanılmazlık.

Became unbearable : Çekilmez oldu. Kabul edilemez oldu. Dayanılmaz oldu. Katlanılamaz bir hal aldı.

The situation became unbearable : Duruma artık daha fazla tahammül edilemezdi. Durum dayanılmaz bir hale geldi. Durum artık katlanılabilir olmaktan çıktı.

Unbearded : Başaksız. Sakalsız.

The unbearable lightness of being : Milan kundera'nın (çekoslavak yazar) daha sonra filmi çekilen kitabı. Varolmanın dayanılmaz hafifliği.

İngilizce Unbearably Türkçe anlamı, Unbearably eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unbearably ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insufferably : Kendini beğenmiş bir halde.

 

Irresistibly : Direnilemez bir şekilde. Çok çekici bir şekilde. Karşı konulmaz bir şekilde. Karşı konulamaz bir halde.

Unendurably : Tahammül edilemez bir şekilde. Tolerans gösterilemez bir şekilde.

Insupportably : Kanıtsız olarak. Tolere edilmez bir şekilde. Haksız bir biçimde. Desteksizce. Delilsiz bir şekilde.

Intolerably : Çekilmez bir şekilde. Çekilmez bir biçimde. Dayanılmaz bir biçimde.